Diva Bülent Ersoy bile Üzüldü! AfRam fanlarının yüreğine sızı oturacak! Afra Saraçoğlu ve Mert Ramazan Demir…
Ancak bu yeni ve başarılı başlangıcın gölgesinde, hayranların yüreğine hem de iki ayrı sızı oturacak!

Dün gece ekranlara yeni bir soluk geldi. A.B.İ. isimli dizi, başrollerindeki iki güçlü isimle; usta oyuncu Kenan İmirzalıoğlu’nun beklenen dönüşü ve genç yıldız Afra Saraçoğlu’nun farklı bir karakterdeki performansıyla izleyici karşısına çıktı. İlk bölümü, yapım kalitesi ve sürükleyici kurgusuyla beğendim ve eminim dizi herkesin “izlenecek dizi” listelerine girmeyi başardı.

Sosyal medya, özellikle İmirzalıoğlu’nun karizmasına, Saraçoğlu’nun güzelliğine ve Kenan İmirzalıoğlu’nun Afra Saraçoğlu ile kurdukları profesyonel, saygılı kimyanın ekrana yansımasına odaklandı. Afra Saraçoğlu, Mert Raamzan Demir ile yakaladığı ekran kimyasını bir daha yakalayamayacak olsa da kariyerinde bir kez daha ustalıkla sıçrama yapıyor. Rolü, ona gerçekten yakışmış; güçlü, zeki ve kompleks bir karakteri canlandırırken yıldız kalitesini bir kez daha tescil ettirdi. Kenan İmirzalıoğlu ise ekran deneyimini her sahneye yansıtarak, sağlam bir performansla projeyi taşıyor.
Ancak bu yeni ve başarılı başlangıcın gölgesinde, hayranların yüreğine bir sızı oturdu. Kimi izleyiciler, Afra Saraçoğlu’nun Yalı Çapkını dizisinde Mert Ramazan Demir ile kurduğu, seyirciyi ekrana yapıştıran o nadir ve elektrikli kimyayı bu yeni eşleşmede aradıklarını belirtiyor. O kimyayı aramak belki de haksızlık, çünkü her proje, her karakter dinamikleri farklı bir hikâye anlatır. Afra ve Kenan’ınki, farklı tonlarda, olgun ve gerilim yüklü bir ilişkiyi vaat ediyor.

Ne yazık ki, “AfRam” hayranlarına bu konuda kötü bir haber daha var. Edindiğim çok sağlam bilgilere göre, Afra Saraçoğlu ve Mert Ramazan Demir’in yolları artık tamamen ayrılmış durumda. İlişkilerinin bittiğini yakınlarına bildirdikleri, hatta görüşmek istemedikleri yönünde haberler geldi ve bende teyit ettim. Bu ayrılık, sadece oyuncuların fanlarını değil, ülkenin en ikonik seslerinden birini de üzmüş görünüyor.

Dün, Diva'mız Bülent Ersoy Hanımefendi ile konuştum. Kendisi ile zaman zaman mûsıkî sohbetleri yaparız. Bu ayrılık haberleri Bülent Hanım’ın da kulağına gitmiş. Laf lafı açtı, konu Afra Saraçoğlu ve Mert Ramazan Demir’e geldi. Bülent abla dün akşam Afra Saraçoğlu’nun yeni dizisini de izledi ve bana yaptığı şu açıklamalarla yüreklere dokundu: “Ben o kızı çok beğeniyorum. Gözlerine bayılıyorum. Oğlan da çok güzel. İkisini bir arada seviyorum. Hep de öyle olacaklar. Onlarla ilgili bazı olumsuz şeyler duydum. Çok üzüldüm. Beni oraya getirmesinler. İkisinin de kulağından tutar Kadıköy Evlendirme Dairesi’ne götürür, başlarında durur imzayı attırırım.” dedi.

Diva’nın bu naif ve koruyucu sözleri, aslında bu genç çiftin Türk halkının gönlünde nasıl da özel bir yere sahip olduğunun kanıtı. Onları bir “masal çifti” olarak görmek, kendi gençlik aşkımızı, romantik ideallerimizi onların üzerinden yaşatmak istedik. Yalı Çapkını sadece bir dizi değil, onların gerçek kimyalarının da ekrana yansıdığı bir aşk hikâyesiydi. İzleyici, reel hayatta da o masalın devam etmesini umut etti.
Peki, bu denli sevilen, hayran kitlesi oluşturan bir birliktelik neden sona erdi?
İşte tam da burada, yıldız olmanın getirdiği ağır baskılar ve kariyer dinamikleri devreye giriyor. Her iki oyuncu da sektörün en çok aranan, en yoğun isimleri arasında. Birbirinden bağımsız projeler, çekim programları, tanıtım turları... İlişkiyi beslemeye ve sağlıklı bir iletişim kurmaya zaman ayırmak neredeyse imkânsız hale gelebiliyor.
Sürekli kamusal alanda olmak, özel alanı daraltıyor. Afra Saraçoğlu, A.B.İ. gibi farklı bir projeyle oyunculuğunu derinleştirmeyi seçti. Mert Ramazan Demir ise yeni bir maceraya hazırlanıyor.

Sosyal medyada henüz iddialar dolaşırken, sizlere oyuncu Mina Demirtaş’ın OGM Pictures imzalı “Delikanlı” dizisi için anlaşma sağladığını, usta gazeteci Bilal Özcan’ın canlı yayınında söylemiştim. Mert Ramazan Demir, OGM Pictures imzalı “Delikanlı” dizisinde Mina Demirtaş ile başrolü paylaşacak. Şubat’ta setlere dönecek olan dizi, Roma sahneleriyle başlayacak ve Mert’in canlandırdığı Yusuf karakterinin intikam hikâyesini, Mina Demirtaş’ın hayat vereceği varlıklı Dila karakteriyle kesişen bir aşk üzerinden anlatacak.

İki yıldız da kariyerlerini zirveye taşımak için farklı rotalarda, farklı partnerlerle ilerliyor. Bazen bu rotalar, kişisel birliktelikleri taşıyamayacak kadar farklılaşabiliyor.

Kamusal Baskı ve “İdeal Çift” Olma Yükü
Onlardan sürekli bir “masal” beklenmesi, her hareketlerinin yorumlanması, en ufak bir soğuklukta ayrılık spekülasyonları çıkması... Bu baskı, en sağlam ilişkileri bile yıpratabilir.
Bülent Ersopy’un sözleri bile aslında bu toplumsal beklentinin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Bazen aşk, kariyer, bireysellik ve kamusal algı arasında denge kurmak çok zordur. Özellikle de genç yaşta bu denli parlayan iki yıldız için. Afra ve Mert, ekranda bizlere unutulmaz bir aşk hikâyesi yaşattılar.
Reel hayatta ise, yolları ayrılsa da, ikisi de Türk dizilerinin geleceğini temsil eden muazzam yetenekler olarak yolculuklarına devam ediyor. Belki de onlardan beklememiz gereken, birbirleriyle mutlu son değil, kendi sanatsal yolculuklarında verecekleri başyapıtlar.
Diva'mızın temennisini bir kenara not edip, ikisinin de kalbini kırmadan, başarılı ve mutlu olacakları yeni sayfalar açmalarını dilemek, şu an yapabileceğimiz en olgun şey.