OnurAkayMedya/Gazete Cep

Afra Saraçoğlu ve Mert Ramazan Demir aşkı nasıl gidiyor? İşte AfRam’ın en büyük rakibi!

Aşk, zamanın kalanında yaşanıyor....

23 Şub 2026 - 20:42 YAYINLANMA

Onur AKAY

Arnavutköy'de bir mekân çıkışı, objektiflere takılan güleryüzlü bir Afra Saraçoğlu... Soruları yanıtlıyor, samimi açıklamalar yapıyor. Önce işi konuşuyor: "Dizi çok güzel ilerliyor, her bölümde adeta tür değiştiriyor." Ardından partneri Kenan İmirzalıoğlu ile uyumunu soruyorlar, cevabı tek kelime: "Süper."

Peki ya aşk? O da süper mi?

Soruya gerek kalmadan ben aldığım bilgilerle size cevabını vereceğim. Mekân çıkışı rotası belli: Sarıyer. Ve orada onu bekleyen bir Mert Ramazan Demir var. Hafta sonu akşamını birlikte geçiriyorlar, gözlerden uzak, sessiz sedasız, samimi, içten ve gösterişsiz bir birliktelik.

Mert Ramazan Demir'in yeni dizisi "Delikanlı"nın çekimleri bugün başlayacaktı. Olmadı, çalışmalar yetişmedi. Yarın sete çıkıyorlar ve muhtemelen yarın akşam ilk kareler sosyal medyada dolaşmaya başlar. Mert, artık resmen Show TV'nin yeni gözdesi. OGM Pictures imzalı yapımda Melis Sezen, Mina Demirtaş ve Salih Bademci ile kamera karşısına geçecek.

Afra ise zaten A.B.İ. setinde, reyting rekortmeni bir dizinin başrolü olarak tempolu günler geçiriyor ve her hafta milyonları ekranlara kilitliyor.

İşte AfRam'ın En Büyük Rakibi: Emek ve Zaman!

Türkiye'de dizi sektörü bilenlerin malumudur. Setler sabahın erken saatlerinde başlar, gecenin geç saatlerinde biter. Bazen 12 saat, bazen 15 saat, bazen daha fazla... Oyunculuk, kamera önünde parıldamak kadar, kamera arkasında devasa bir emek ister. Ve bu emek, özel hayatın en büyük rakibidir. Afra ile Mert, işte bu rakibe karşı mücadele veriyor şimdi. 

İkisi de genç, ikisi de kariyerlerinin yükselişinde, ikisi de setlerde. Görüşmeleri artık planlı, randevulu, hatta belki saatlik. Sabahın köründe makyaj koltuğuna oturacaksa bir oyuncu, gece çok geç saatlere kadar ayakta kalamaz. Ertesi gün sette "yanlış" bir replik, "yorgun" bir bakış, kusur sayılır. Bu yüzden aşk, zamanın kalanında yaşanıyor. 

Akşamları, bazen çok geç saatlerde, belki sadece birkaç saatliğine... Mert'in Sarıyer'deki evinde, Afra'nın Arnavutköy’deki evinde, setteki karavanında, ya da ikisinin ortak bulabildiği herhangi bir noktada. Setten arta kalan zamanlarda, uykudan çalınan saatlerde.

Bu sadece Afra ile Mert'in hikâyesi değil, Türkiye'de set temposunda koşturan onlarca oyuncunun ortak gerçeği. Ekranda parıldayan o performansların arkasında, fedakârlıklarla örülü bir hayat var. Aileyle geçirilemeyen bayramlar, ertelenen tatiller, yetişilemeyen doğum günleri, kısıtlı saatlerde yaşanan aşklar... 

Peki ne diyor Afra? "Dizi çok güzel ilerliyor, her bölümde adeta tür değiştiriyor." Belki de hayatları da öyle. Her hafta yeni bir bölüm, her gün yeni bir sahne. Afra ile Mert, kendi hayatlarının başrolünde, senaryoyu birlikte yazıyorlar. Zaman zaman zorlu sahneler, zaman zaman romantik kareler... Ama sevenleri bu hikâyenin mutlu bitmesini diliyor.

Şimdi gözler bugün yarın Mert'in setinden gelecek ilk karelerde.

Delikanlı başlıyor, AfRam devam ediyor. İki set, bir aşk; bakalım zamanı nasıl yenecekler?

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: