OnurAkayMedya/Gazete Cep

İran'ın öldürülen dini lideri Ayetullah Ali Hamaney kimdir? İşte hayatı ve Cumhurbaşkanlığı dönemi

ABD Başkanı Donald Trump 28 Şubat'ta İsrail ile birlikte İran'a karşı başlattıkları saldırılarda İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in öldürüldüğünü açıkladı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu Hamaney'in öldüğüne dair artan sayıda işaret olduğunu söylerken, İran devlet medyası da daha sonra Hamaney'in ölümünü resmen doğruladı . 1989'dan bu yana İran İslam Cumhuriyeti'nin dini lideri olarak görev yapan Hamaney, ülkenin siyasi ve dini yapısının merkezindeki isimdi.

01 Mar 2026 - 07:04 YAYINLANMA
İran'ın öldürülen dini lideri Ayetullah Ali Hamaney kimdir? İşte hayatı ve Cumhurbaşkanlığı dönemi

Ayetullah Ali Hamaney, 1939 yılında İran'ın kutsal şehirlerinden biri olan Meşhed'de doğdu. Babası, saygın bir din adamıydı ve Hamaney de küçük yaşlarından itibaren aynı yolu izledi. Meşhed'deki medreselerde eğitim gördükten sonra, Şii ilahiyatının merkezi olan Kum'a taşındı. Burada, gelecekte hayatını şekillendirecek olan Ayetullah Ruhullah Humeyni ile tanıştı. 1960'ların başında, Hamaney, Humeyni'nin İran'da Şah Muhammed Rıza Pehlevi'ye karşı yürüttüğü muhalefet hareketine katıldı.

Şah'ın laikleşme politikaları ve otoriter yönetimi, birçok din adamını harekete geçirmişti. Hamaney, protestolara katıldı, gizli dini örgütlenmelerde yer aldı ve defalarca tutuklandı. Hapishanede geçirdiği dönem, onun, Humeyni'nin öngördüğü İslami devlet modeline bağlılığını daha da güçlendirdi. 16 Ocak 1979'da Şah devrilerek İran'ı terk etti ve 1 Şubat 1979'da Ayetullah Humeyni sürgünden ülkesine döndü. İran İslam Cumhuriyeti kuruldu ve Hamaney, devrimci yönetim içinde önemli bir konuma yükseldi.

Hamaney, Devrim Konseyi'nde görev aldı, sonra savunma bakan yardımcısı oldu ve Devrim Muhafızları'nın örgütlenmesinde önemli rol oynadı. İran İslam Cumhuriyeti'nde hızla yükseldi, çünkü hem Humeyni'ye sadıktı hem de disiplinliydi. Devrimin ilk yıllarında Tahran'da Cuma namazı kıldırıyor ve 444 gün rehin tutulan Tahran'daki ABD Büyükelçiliği çalışanlarını rejim adına ziyaret edebiliyordu.

Ancak Humeyni'nin yükselişi dikensiz bir gül bahçesinde olmadı. 26 Haziran 1981'de başkent Tahran'daki bir camide konuşma yaparken düzenlenen bombalı saldırıda ağır yaralandı ve sağ kolu kalıcı olarak felçli oldu. 30 Ağustos 1981'de Cumhurbaşkanı Muhammed Ali Recai suikast sonucu öldürüldü ve Hamaney cumhurbaşkanı seçildi.

1981-1989 yılları arasında İran Cumhurbaşkanı olarak görev yaptı. 1980'de başlayan İran-Irak Savaşı sekiz yıl sürdü. İran'da cumhurbaşkanının yetkileri Hamaney döneminde daha azdı ve yürütme yetkisi cumhurbaşkanı ile başbakan arasında paylaşılmıştı. Hamaney, reform yanlısı olarak gördüğü Başbakan Mir Hüseyin Musevi ile sık sık tartıştı. Ancak cumhurbaşkanlığı döneminde İran'ın siyasi ve güvenlik kurumlarında geniş bir ilişki ağı kurdu.

Devrim Muhafızları, yargı ve muhafazakar dini çevrelerle kurduğu bağlar, Hamaney'in ileride gücünü pekiştirmesinde belirleyici oldu. İran'ın dini lideri Humeyni, 3 Haziran 1989'da öldü ve Hamaney, bu görev için doğal aday değildi. Ancak İran Anayasası bir gecede değiştirildi, dini lider olmanın şartı "İslami ilimlerde yeterlilik" oldu ve Hamaney de ayetullah konumuna yükseltildi.

Hamaney'in İran'ın yeni dini lideri seçilmesi, ülkede birçok kişiyi şaşırttı, ancak onun farklı siyasi gruplar arasında bir uzlaşmayı temsil ettiği de bir gerçekti. Humeyni'nin mirasına sadık ve diğer güçlü figürleri tehdit etmeyen bir aday olarak görülüyordu. Göreve gelir gelmez başbakanlık makamını kaldırdı, yürütme gücünü cumhurbaşkanında topladı ve devletin tüm kurumları üzerinde etkisini artırdı.

Hamaney, dini liderliği döneminde İran'da altı cumhurbaşkanıyla çalıştı: Haşimi Rafsancani, Muhammed Hatemi, Mahmud Ahmedinejad, Hasan Ruhani, İbrahim Reisi ve Mesud Pezeşkiyan. Bu cumhurbaşkanlarının hepsi, farklı şekillerde Hamaney'in otoritesini sınadı. Örneğin Hatemi, siyasi ve toplumsal reformlar ile Batı ile yakınlaşma arayışındaydı, ancak Hamaney ve muhafazakar kurumlar onun birçok reformunu engelledi.

Ahmedinejad, başlangıçta Hamaney'e yakın görünse de zamanla kendi gücünü artırmaya çalıştı ve araları açıldı. Ruhani'nin ülkede reform girişimleri ve özgürlük talepleri de Hamaney tarafından sınırlandırıldı. Sadece Reisi, muhafazakar bir din adamı olarak Hamaney'e en yakın cumhurbaşkanı olarak görüldü. Ancak İran'da cumhurbaşkanları değişse de Hamaney, Anayasa Koruyucular Konseyi gibi kurumlar aracılığıyla sistem üzerindeki kontrolünü korudu.

İran'da Hamaney'in liderliği, ciddi krizlerle sınandı. 1999'da Salam gazetesinin kapatılması sonrası başlayan öğrenci protestoları, 2009'da Ahmedinejad'ın yeniden cumhurbaşkanı seçilmesi sonrası "Yeşil Hareket" ile devam etti. 2017-2018'de hayat pahalılığı protestoları, 2019'da benzin zammı sonrası "Kanlı Kasım" olarak anılan ayaklanmalar, Ocak 2020'de Ukrayna uçağının düşürülmesi sonrası yaşanan öfke patlaması ve 2022-2023'te Mahsa Amini'nin ölümüyle başlayan "Kadın, Yaşam, Özgürlük" Hareketi, rejimin karşı karşıya kaldığı büyük halk hareketleri oldu.

İran, 2026'ya da 2025'in son günlerinde başkent Tahran'da çarşı esnafının grevi ile başlayan ve kısa sürede ülkenin birçok bölgesine yayılan protesto gösterileriyle girdi. İran Riyali'nin ABD Doları karşısında rekor seviyelere düşmesi, temel gıda ve ihtiyaç ürünlerinde fahiş fiyat artışları, işsizliğin artması ve işletmelerin kapanması protestoların ana nedenleriydi. Ekonomik nedenlerle başlayan protestolar, birkaç gün içinde siyasi taleplerin de eklendiği çok daha geniş bir harekete dönüştü.

İran 27 yıldır çeşitli dönemlerde protesto gösterilerine sahne olurken, ülkenin dini lideri Hamaney'in dünya görüşü, uzun süredir Batı'ya, özellikle de ABD'ye, güvenmemesiyle şekillendi. 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmaya karşı çıkmasa da, hiçbir zaman ABD'nin anlaşmaya sadık kalacağını düşünmedi. ABD'nin 2018'de anlaşmadan çekilmesi üzerine "Amerika'ya güvenmeyin" uyarısını yineledi.

3 Ocak 2020'de ABD'nin Bağdat'ta düzenlediği saldırıyla Devrim Muhafızları Kudüs Gücü komutanı Kasım Süleymani'yi öldürmesi, Hamaney'in ABD'ye karşı tutumunu daha da sertleştirdi. 7 Ekim 2023 sonrası İsrail'in Hamas, Hizbullah ve İran destekli milis güçlerine yönelik saldırıları, İran'ın "direniş ekseni" ağır darbe aldı. İbrahim Reisi'nin 19 Mayıs 2024'te helikopter kazasında ölmesi, Hamas lideri İsmail Haniyeh'in Tahran'da suikast sonucu öldürülmesi, Hizbullah lideri Hasan Nasrallah'ın Beyrut'ta öldürülmesi ve 8 Aralık 2024'te Suriye'de Beşar Esad rejiminin devrilmesi, İran'ın bölgesel gücünü zayıflatan gelişmeler oldu.

2025, Hamaney'in liderliğinin en kritik dönüm noktalarından biri oldu. İsrail'in İran'a yönelik geniş çaplı saldırıları ve 12 gün süren savaş, ülkenin askeri ve siyasi yapısını sarstı. Savaş sırasında Hamaney'in günlerce ortadan kaybolması, onun liderlik kapasitesi ve sağlık durumu hakkında yoğun spekülasyonlara yol açtı. Yüzlerce askeri hedef vuruldu, üst düzey komutanlar ve nükleer bilim insanları öldürüldü. Tüm bu gelişmeler Hamaney'in otoritesini zayıflattı.

Ayetullah Ali Hamaney, 2009'da yaptığı bir konuşmada, "Yoksul bir ruhum, eksik bir bedenim ve bana bahşettiğiniz azıcık onurum var. Hepsini devrim ve İslam uğruna feda edeceğim" demişti. Hamaney liderliği boyunca İran'ın siyasi kimliğini, güvenlik kurumlarını ve dış politikasını şekillendirdi. Kimileri için devrimin koruyucusuydu, kimileri için ise reformların önündeki en büyük engel. Ancak tartışmasız bir gerçek var: İran'ın bugünkü yapısını ve geleceğini, büyük ölçüde Hamaney'in bıraktığı miras

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: