Müzik sektörümüzde çok uzun yıllardır tartışılır yabancı bestecilerden (hatta bizim bestecilerimizin birbirinden) beste çalmaları...

Bu işin kökeni 1940’larda Cumhuriyet tarihimizin Türk sanat müziğinde en büyük besteci, yorumcusu kabul edilen duayen sanatçımıza kadar iner… (Acemlerden bire bir alınmış bestesi vardır…) 1960 sonrası ise tam anlamı ile kapanın elinde kalmıştır. Arap, Fransız, İngiliz, İtalyan, Yunan Azeri, Ermeni, Hint bestecilerin eserleri…

İş o kadar ileri gitmiştir ki bazı bestelere 3-4 ayrı söz yazılmıştır ve hayatında bir gün müzik dersi almamış, notayla natoyu karıştıran insanlar çok büyük sanatçı, yorumcu, besteci kabul edilmiş, çaldıkları bestelere imza atıp binlerce dolara satmış, telif hakkı almış, işin kötüsü almaya devam etmektedirler. 1970’ler sonrası ise arabesk müziğin patlaması ile bu iş tam anlamı ile rayından çıkmış, rezil bir hal almıştır. Şimdi artık ortaya çıkmıştır ki arabesk adı yürütülen Arap bestecilerinin bestelerinden dolayı konmuştur. Yapılan müziğin Türk sanat müziği ile hiçbir ilgisi yoktur. Ana yapı tamamen Arap bestecilerin besteleri üzerine kurulmuştur. 50 yıldır devam eder bu şikâyetler. Bu güne kadar olanaklar yetersiz olduğu için net kanıtlar ortaya konamamıştır. Yapılan şikâyetler ise kerameti kendinden menkul kurullar tarafından reddedilmiştir, halı altına süpürülmüştür ama çok doğru sözdür GERCEKLERİN BİR GÜN ORTAYA CIKMAK GİBİ KÖTÜ BİR HUYU VARDIR...

Yurt dışından yeni getirilen bir yazılım sayesinde artık bu eserlerin tamamı birebir tespit edilmektedir.

TAKKE DÜŞMÜŞ KEL GÖRÜNMÜŞTÜR!

Kimler yoktur ki… Birebir... Yarım… İntro... Esinlenme… vs.vs...

Bir bestesini 10 bin dolardan aşağı satmayan hâlâ MESAM’dan ve MSG’den her ay binlerce dolar telif alan, burnundan kıl aldırmayan bu bestecilerimiz arasında anlı şanlı üstad-ı azam kabul edilen, sözünün üstüne söz söylenmeyen, albümleri milyonlar satan, çalıntı bestelerini okumak için sanatçıların yalvar yakar sırada olduğu, babaların babası besteci, yorumcularımız...

Kaynak kabul edilenler… Yüzlerce hit olmuş bestem var diye övünen besteci yorumcularımız... Deniz derya kabul edilen arkadaşlar... Anlamsız şarkı sözleri üzerine beste yapan duayen rock babalar… Bir tane özgün bestesi olmayan ama piyasada çalınan yüzlerce bestesi olan Sayın hocalarımız… Zamanında ben Türkiye’de müziği yeniden yazıyorum diyen dernek başkanları yorumcu bestecilerimiz… Liste cok uzun, çalmayanları saymak daha kısa...

Bu daha başlangıç…

Sıırada Azeri, Yunan, Ermeni, Hint, Fransa, İtalya, İngiltere vs.vs. ve diğer ülkelerde bestecilerinden yürütülen besteler var. Yani bu tefrika artarak devam edecek, bu bombanı fitilini ateşleyip sektör kucağına bırakan kardeşlerime bir teşekkür borcumuz var.

Başta EYLEM ERENER… (İstanbul Üniversitesi konservatuarını birincilikle bitirmiş eğitimli, kültürlü, harika bir sesi olan yorumcudur.)

DERYA KESİM... (Sektörün içinden gelen, sektörümüze her alanda hizmet vermiş çok büyük arşivcidir.)

ONUR AKAY... (Herkes Felaket Tellalı magazin yazarı diye tanır. Aslında İstanbul Üniversitesi ve Haliç Üniversitesi konservatuarını derece ile bitirmiş, müzik üzerine okullarda ders kitabı olarak okutulan kitapları vardır.)

Tespit edilen çalıntı eserleri aslı olan eserlerle karşılaştırmalı olarak dinlemek isteyenler:

FACEBOOK - EYLEM ERENER

INSTAGRAM - EYLEM ERENER

VE DERYA KESİM sayfalarından takip edebilirler...

Şimdi beklentimiz sektör dernekleri olan MESAM, MSG, MÜYAP VE MÜYORBİR’in derhal bu olaya el koyup kamuoyunu aydınlatmaları ve bu eserlerin sahiplerini üyelikten çıkararak tellif ödemelerini sonlandırması...

Sevgi ve selamlarımla...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.