Son zamanlarda sanatçılarımızın karıştığı olaylar kamuoyunda çok olumsuz tepkilere neden oluyor. Gerek yazılı basında gerekse görsel medyada günlerce tartışılıyor. Sanatçılarımız üzerinde çeşitli algı oyunları yaratılıyor. Bu bağlamda öncelikle Diva’mız Bülent Ersoy’un gecen Kasım ayından bu yana karşılaştığı olaylardan yola çıkarak sağlıklı bir analiz yapabiliriz. Kabul etmek gerekir ki Bülent Ersoy bu ülkenin sahnesi, tavrı, sesi, yorumu, fiziği, giyimi sahne içi ve dışı özel yaşamı hal ve davranışları vs. ile 1 numaralı ilgi odağıdır. Bu süre zarfında karşılaştığı olaylar ise asla ve asla hak etmediği ve Bülent Ersoy’un asla ve asla yaşamaması gereken olaylardır. Ne müzisyenlerin yaşadığı test sorunu, ne Mustafa Keser polemiği, ne Anıtkabir şemsiye sorunu, ne taksi bekleme saçmalığı…

Bütün yaratılan ve yaşanan olayların tek nedeni vardır...

Bülent Ersoy gibi 50 yıldır bu ülkede hep bir numara kalmış bir sanatçının bütün bilgi, birikim, deneyim ve donanımına yakışır sanat ve özel hayatını yönetecek ve yönlendirebilecek bütün yaşamını kolaylaştırabilecek, tek başına sırtladığı bütün problemleri yüklenebilecek, krizleri görecek, önleyebilecek ekibinin olmaması... Yaşanılan bu sorunların çözümü aslında çok kolay ve basittir. Bülent Ersoy eğer yurt dışındaki üst düzey sanatçılar gibi sadece ve sadece kendisi ile kendisi için çalışan olaylara vakıf, kamuoyu önünde olayların sorumluluğunu alacak, çözüm önerileri getirebilecek, krizlerle baş edebilecek sektörü çok iyi bilen mali, hukuki, cezai, sosyal hayat, yazılı ve görsel medya vs. bir menajer ile çalışması…

Aynı şekilde Özcan Deniz'in eşini darp ve boşanma, Gülşen’in elbise, çeşitli sanatçıların darp, kavga, şiddet ve farklı olaylarla medyada yer almaları, kendilerini savunmak için televizyon kanallarına bizzat bağlanmaları yanlıştır.

Özellikle Bülent Ersoy kalibresinde bir sanatçının böyle bir yola tevessül etmesi kabul edilemez...

Maalesef sektörümüzde sanatçılarımızın %90’ı menajer tanımı altında onlarca sanatçı ile çalışan organizatörler ile çalışıyorlar. Bunun sonucunda Bülent Ersoy gibi nevi şahsına münhasır, çok özel bir sanatçı bile böyle sorunlarla karşılaşabiliyor... Sektörümüzde her zaman krizler olmuştur. Bazıları çok uzun gündemde kalmış, bazıları çok kısa zamanda kapanmıştır. Kriz yönetiminde en iyi yönetim tartışmasız Gülben Ergen’dir. Yaşadığı, karşılaştığı çok ağır krizlerden hiç bir hasar almadan çıkmıştır. Kendisine yapılan bütün saldırılara, salvolara asla prim vermemiş, bütün problemleri çok sakin ve sessiz kalarak çözmüştür...

Çözüm açık ve nettir...

Bütün sanatçılarımızın portföyleri sanatçılarla tamamen dolu organizatörlerle değil, sadece ve sadece kendileri ile çalışacak piyasayı ve sektörün bütün dinamiklerini çok iyi bilen, tanıyan, sanatçı adına karşılaşılan bütün sorunları krize dönmeden çözebilecek gerçek menajerler ile çalışmasıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.