"MESAM’a saygı, sevgi ve nezaket dilini yeniden getireceğiz"

Yirmi yedi yıldır TRT’de Türk sanat müziği ses sanatçılığı görevini sürdüren ve bir bestekâr olarak MESAM yönetim kuruluna, MESAM Birlik ve Yenilik Grubu’ndan aday olan usta sanatçı Cengizhan Sönmez, ses sanatçısı ve yazar Onur Akay'a konuştu.

Onur AKAY

Yirmi yedi yıldır TRT’de Türk sanat müziği ses sanatçılığı görevini sürdüren ve bir bestekâr olarak MESAM yönetim kuruluna, MESAM Birlik ve Yenilik Grubu’ndan aday olan usta sanatçı Cengizhan Sönmez’le, neden aday olduğunu, MESAM’ı ve telif haklarının neden önemli olduğunu, pandemi döneminin müzik sektörünü nasıl etkilediğini konuştuk.

Cengizhan Sönmez gibi müziğin dilini, notayı bilen, hem akademik, hem sahne çalışmalarıyla, hem de eserleriyle tanınan sanatçılarımızın bu görevlerde bulunması, temsil açısından MESAM’ı daha güçlü kılacaktır.

İşte o röportajımız:

Öncelikle MESAM’ın misyonunu anlatabilir misiniz?

MESAM’ın misyonu; müzik eserleri sahiplerinin hak ve çıkarlarını en etkin şekilde korumak, bu eserlerden elde edilecek telif gelirlerini, doğru ve ekonomik yöntemlerle eser sahiplerine kazandırmaktır. Ben bu yazıyı MESAM’ın internet sitesinden aldım. O kadar açık ve doğru ki başka söze gerek kalmıyor. Mesele bu misyonun ne kadar hayata geçirilebildiğidir.

“GERÇEK SANATÇININ GAYRETİNDEN, İLHAMINDAN HABERDAR MIYIZ?”

MESAM neden var?

Müzik, ekmek, su gibi bir ihtiyaçtır. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de insanlarımız, radyo, televizyon, dijital platformlardan kendi müzik tercihleri doğrultusunda ya da gittiği alışveriş merkezi, kafeterya, çay bahçesi, market, restoran, kuaför gibi umuma hizmet veren yerlerde, o mahalde çalınan müzik eserlerini dinliyorlar. Peki acaba dinlediğimiz bu müzik eserlerinin bize ulaşıncaya kadarki yolculuklarından, o eserlerin üretiminde harcanan emekten, o sözlerin hangi duygularla yazıldığından, bestelerin, düzenlemelerin kim bilir kaç yıllık eğitim ve tecrübeyle kaleme alındığından, yorumcusunun çaldığından, seslendirdiğinden, Yüce Yaradan'ın özel yeteneklerle donattığı, nüfusumuza oranla “bir avuç” denebilecek gerçek sanatçının gayretinden, ilhamından haberdar mıyız? Toplumda herkesin bir işi, mesleği, mesaisi, evine ekmek götürmek için çalıştığı yukarıda da saydığım gibi iş yerleri var. Hiç düşünüyor muyuz bu müzik eserlerini üreten bestecilerin, söz yazarlarının geçimini nasıl sağladıklarını? İşte MESAM bunun için var. 5846 sayılı kanun bunun için var.

MESAM genel kurulundan biraz bahseder misiniz?

MESAM’da tüm bu faaliyetleri iki yılda bir yapılan genel kurulla seçilen yönetim ve üst kurullar yürütüyor. Üyelerin aday olduğu seçimlerin sonuçlarını yine üyeler belirliyor. MESAM’ın tarihinde Türk Müziği camiasının önemli isimlerinin bu görevleri yürüttüğünü, vazife aldıklarını görüyoruz. Müziğin dilini, notayı bilen, hem akademik, hem sahne çalışmalarıyla, hem de eserleriyle tanınan sanatçılarımızın bu görevlerde bulunması, temsil açısından MESAM’ı daha güçlü kılmıştır. Nihayetinde MESAM, onlarca çalışanıyla zaten işleyen, Kültür Bakanlığı’na bağlı bir kamu kuruluşudur.

Genel kurul tarihi ne zaman? Şair, bestekâr ve yorumcularımızın, konu MESAM genel kurulu ve genel kurulda yarışan adaylar olunca, şarkılarındaki ve türkülerindeki nezaket dilinden uzaklaşmaları doğru mu?

MESAM 30 Haziran’da genel kurul yapacak. Şimdiden aday olan arkadaşlara başarılar diliyorum. Her kim seçilirse, iki seneliğine aldığı görevi layıkıyla yerine getireceğine inanıyorum. Ayrıca hep tartışmalarla, acımasız kritiklerle, kavgalarla anılan bu genel kurulların, sanatçılarımıza yakışır bir şekilde geçmesini diliyorum. Eserlerinde sevgiyi, aşkı anlatan şair, bestekâr ve yorumcularımızın, konu MESAM genel kurulu ve genel kurulda yarışan adaylar olunca, şarkılarındaki, türkülerindeki nezaket dilinden uzaklaşmalarını doğru bulmuyorum. Bence aday olanlar çok önemli bir göreve, sorumluluğa adaydırlar.

“ÜYELER LİYAKATİ ESAS ALMALI”

Üyeler aday olurken ve oy verirken neyi esas almalılar?

Sorumluluğun ve talip olunan görevin zorluğunun bilinciyle aday olunmalı, ülkemizin en değerli sanatçılarının mümkün olan en iyi şekilde temsil edilmesi ve onların hakları için ciddi mücadele gerektiği unutulmamalıdır. Oy verip beğendiği adayları yönetici yapan üyeler de liyakati esas almalı, yönetimde ve diğer üst kurullarda her türden müziğin yeterli temsil ediliyor olmasına dikkat etmelidir.

Pandemi dönemi müzik sektörünü nasıl etkiledi?

Pandemi dönemi bize çok büyük dersler verdi. Müzik sektörünün böylesine olağanüstü bir süreçte nasıl çaresiz ve yalnız kaldığını hep birlikte gördük. Kültür Bakanlığı, bazı vakıf ve derneklerin desteği de bu yangını söndürmeye yeterli olamadı. Hepimiz ihtiyaç sahibi sanatçılarımıza destek olmaya, gücümüz kadar yardım etmeye çalıştık. Yardımlaşmaya devam etmeli, müzik emekçilerini böyle bir dönemde yalnız bırakmamalıyız. Ve unutmamalıyız ki yardımın gizli olanı evladır. Elbet bu salgın bitecek, güzel ve mutlu günlere el ele varacağız.

Seçilirseniz önceliğiniz ne olacak?

Bir defa aday olmuş ve yönetim kurulu yedek üyesi olmuştum. Bu genel kurulda da “MESAM Birlik ve Yenilik Grubu” adıyla oluşturduğumuz, ülkemizin müzik kültürüne her alanda, her müzik türünde eser kazandırmış, konusunda uzman, birbirinden değerli sanatçı dostlarımla birlikte tekrar aday olacağım. İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musıkisi Devlet Konservatuarı lisans, aynı üniversitenin Sosyal Bilimler bölümünde yüksek lisans mezunu, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu’nda 27 yıldır Türk Sanat Müziği Ses Sanatçılığı görevini sürdüren bir bestekâr olarak adayım. Yüksek lisans tezim Prof. Dr. Alâeddin Yavaşça’nın çeşitli formlarda bestelediği eserlerin müzikal analizidir. MESAM üyeleri teveccüh eder de seçilirsek, benim ve arkadaşlarımın önceliği, başta da söylediğim gibi; müzik eser sahiplerinin haklarını korumak, MESAM’ın misyonunu sürdürmek ve geliştirmek olacaktır. Birçok önemli projemizin yanı sıra bizce olması gereken; üyesini hatırlayan, sadece genel kurul toplantısı olduğunda değil, her zaman üyesiyle irtibatta olan, derdini soran, çare üreten bir MESAM’dır.

“DİJİTAL ALANDA TELİF GELİRİ BU DÖNEMİN VE GELECEĞİN EN ÖNEMLİ KONUSUDUR”

Dijital alandaki telif geliri konusunda çalışmalarınız olacak mı?

Sevgili Onur; bizim çocukluğumuzda kasetler, plaklar vardı. Sonrasında CD’lerden müzik eserlerini dinledik. Şimdi her şey dijital alanda… “MESAM Birlik ve Yenilik Grubu" olarak bizim de en çok odaklandığımız, eser sahiplerinin telif gelirlerini arttırmaya yönelik çalıştığımız konu dijital alan. Bilinmelidir ki “dijital alanda telif geliri” konusu bu dönemin ve geleceğin en önemli konusudur.

CİSAC’ın meslek birliklerimizin üyeliklerini bir yıl süreyle askıya almasına ne diyorsunuz?

Geçtiğimiz günlerde MESAM ve MSG’nin internet sayfalarından yapılan bir duyuruya göre CİSAC, meslek birliklerimizin üyeliklerini bir yıl süreyle askıya almış. CİSAC tüm dünyada MESAM ve MSG gibi meslek birliklerinin bağlı olduğu kuruluştur. Bu karar şu an için meslek birliklerimize yani eser sahiplerine bir zarar getirmiyor ama dikkate alınması gereken ciddi bir uyarıdır. MESAM ve MSG’nin aralarındaki sorunların çözülmesi, geçmişteki anlaşmazlıkların giderilmesi ve birlikte hareket edilmesi artık kaçınılmaz olmuştur. Üyeliğin bir sene askıya alınması uyarısı ciddiye alınmaz, gerekli adımlar atılmazsa, sonraki aşama yılların emeğini çöpe atmaya benzer. Meslek birliklerimizin CİSAC üyeliğinden çıkarılması ihtimalini düşünmek bile istemeyiz.

Bir projenizi anlatır mısınız?

Hayata geçirilmesi gerektiğini düşündüğüm projelerimden birini aktarayım. Ülkemizde binlerle ifade edilen amatör korolar var. Benim de TRT kurumumuzdaki asıl görevlerimden kalan zamanlarda hocalığını yaptığım musıki dernekleri gibi. Pandemi bittiğinde, konser salonları açıldığında yeniden faaliyetlerini sürdürecekler. Binlerce dinleyiciye yılda iki, üç konser veriyorlar. Enstrüman sanatçılarına, ses sistemlerine, davetiyelere ve benzeri birçok kaleme ücret ödüyorlar. Eminim talep edilseydi, bu dernek, vakıf veya topluluklar (kuruluş amaçları da bu yöndedir zaten), müzik eseri sahipleri için de telif ödemekten geri durmazlardı. Tam sayısını bilmem şu an mümkün değil ama ülkemizde bu dernek ve vakıflar, yılda bin konser yapıyor diye düşünelim. Her konserden MESAM’a, çok değil, mesela bir enstrüman sanatçısına ödenen ücret kadar telif ödense, artık bin konserle mi çarparsınız, iki binle mi… Ortaya ülkemiz müzik eserleri sahipleri açısından ciddiye alınacak bir telif miktarı çıkacaktır. Sadece klasik (anonim olmuş) eser seslendiren toplulukları tenzih ediyorum.

“SAYGI, SEVGİ ve NEZAKET DİLİNİ YENİDEN GETİRECEĞİZ”

Aday olan ve oy verecek olan üyelere son olarak neler söylemek istersiniz?

Ülkemizde telif hakları konusunda yapılacak daha birçok şey var. “Birlik ve Yenilik Grubu” olarak biz, 30 Haziran’da MESAM’a saygı, sevgi ve nezaket dilini yeniden getireceğiz. MESAM genel kurulunda yönetime ve diğer kurullara aday olan arkadaşlarımızın bu sorumluluk bilinciyle hareket etmelerini diliyorum. Tüm üyelerimizin sosyal medyadan “MESAM Birlik ve Yenilik Grubu'muzu takip etmelerini, bir kaç kişiye değil, bütün adaylara dikkatle bakmalarını, tevatürlere değil projelere kulak vermelerini rica ediyorum. Çıkacak sonuçlar hepimizin, çocuklarımızın, hatta torunlarımızın geleceğidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.