Merhaba sevgili okurlarımız, bugün bazılarımızın çokta sevmediği, ürktüğümüz, yüzleşmekten korktuğunuz bir anda olacağını bilerek ve sırlarla dolu olan dünyada ki son anın hiç bize uğramayacakmış gibi yaşadığımız, her türlü günah denilen şeyleri yaptığımız ama tertemiz olduğumuza inandığımız hayatın sonu olan ölüm hakkında yazacağım.

Okumayabilirsiniz içiniz fena oluyorsa.

Bu dünyada ölüm sevdiğimiz bir kelime değil. Çünkü anlamı dünyada kalanlar için sevdiğimizle sonsuz ayrılık ve kendi ölümümüz ise bir bilinmeyene gidiştir, kim ne derse desin.

Bu kadar çok ölümün yaşandığı bu dönemde ise isyan etmenin de faydasızlığını bilerek kuzu kuzu teslimiyet içindeyiz.

Ve hani söz biter ya işte orada tevekkül edip boyun eğdiğimiz tek andır ölüm. Diğer boyun eğişlerden cayabiliriz ama bu kabul ediş. Orada durunuz. Bilim adamları her gün duymadığımız binlerce ölümle karşılaşıyor. Bu acı, üzüntü veren durum karşısında elbette kalplerinin bir yanı derin bir boşluk içimdedir. O boşluğun iç çevresi katılaşmış sertleşmiş gibi görünse de yumuşacık duyguları çokta gelişmiştir. Bilim adamları öldüğünüzü duyduğumuzu söylüyorlar. Çünkü hayat kalp durunca duruyor fakat beyin henüz fonksiyonlarına devam ettiği için canlı öldü dendiğini duyuyor, anlıyor ve bilerek gidiyor.

Araştırmalar ise devam ediyor. Mistik yanı ise çok daha farklı. Neşeli ve sağlıklı bir hayat dilerim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Tuğba Ş. 4 hafta önce

Kaleminize sağlık Müge Hanım, ne güzel ifade etmişsiniz. Sevgiler