Aykut Işıklar...

O yazılarıyla Türkiye’yi sallamış bir isim. Kalitesi, donanımı, üslubu ve babacan yapısıyla benim gönlümde taht kurdu. Gazeteci, radyocu, sunucu kimliğinin yanı sıra duruşu ile de bu camiada çok önemli bir yer teşkil ediyor. Kendisi ile yaptığım söyleşimizde öyle bıçak sırtı noktalar vardı ki, şimdi ders kitaplarına girecek bu önemli konuları siz değerli okuyucularımla paylaşıyorum...

-Uzun yıllardır magazin haberleri hazırlıyorsunuz, meslek hayatına ne zaman ve nasıl, nerede başladınız?

-Gazeteciliğe 1968 yılında Meydan Dergisi’nde önce idari kadroda başladım. Yani tam 50 yıl oldu. Bir yıl sonra Yeni Gazeteye geçtim. 1970 yılında da Hürriyet’te muhabirdim. Önce Hafta Sonu sonra Kelebek’te 12 yılım geçti. Daha sonraki yıllarda sırası ile Bulvar, Günaydın, Posta, Sabah, Akşam ve Bugün Gazetesi'nde görev yaptım. Magazin Servis Şefliği’nden Genel Yayın Müdürlüğü’ne kadar birçok departmanlarda görev aldım. Son olarak 15 yıldır köşe yazarı idim.

-Magazin sadece Türkiye’ de değil, tüm dünyada ilgi gören ve insanların merakla takip ettiği bir konu. İyi bir magazin gazetecisi nasıl olmalı?

-İnsanlar başkalarının özel yaşamına meraklıdır. Bu en gelişmiş ülkelerde bile bilinen bir gerçek. İyi bir magazinci olmak için her konuyu yakından izlemek gerekir. Yani sadece ünlüler değil her şeyi bilen bir entelektüel kişi olmak gerekir. O zaman ünlülerin pek çok detayını yakalarsın. Bence magazinci çok kültürlü ve akıllı insan olmalı.

-Magazin gazetecilerinin yeteri anlamda saygı gördüğünü düşünüyor musunuz? Evet ise neden, hayır ise neden?

-Tabii ki görmüyorlar. Çünkü karşılıklı oluşan bir olgudur. Sen duruşunla karşındakini etkilemezsen fazla şey bekleme. Önce sen karşındakine saygı göstereceksin sonra bunu bekleyeceksin. Karşındakinin gözüne bakarak konuşursan ve dürüst olursan karşındaki de seni adam yerine koyar.

-Bir yazınızda magazin haberlerini hiç okumuyorum demişsiniz, doğru mudur?

-Evet okumuyorum çünkü magazinciler gördüklerini veya duyduklarını yazıyorlar veya uyduruyorlar. Oysa gerçekler çok başka. Madalyonu çevirip arkasındakileri yazamazsan sen gazeteci değil postacı olursun.

-Bir dönem sizin programınızda çalışma onuruna ermiştim. Çok da keyifliydi. Yine böyle projeleriniz var mı?

-Projeden bol ne var ama bu ortamda yapmak çok zor. Şu an izlenen iğrenç programlara uymak istemiyorum. Bu yaşta, ne olduğu belli olmayan ama şöhret diye ortalarda dolaşan kişiler ile muhatap olmayacağım. Ben değer verdiğim insanla konuşurum hatta kavga ederim.

-Zaman zaman ünlü ve medyatik isimlerin, teknelerinde ya da kaldıkları otellerde çıplak resimlerinin çekildiğini görüyoruz. Ne kadar etik buluyorsunuz?

- Alan razı satan razı… O fotoğraflar bilinçli çekiliyor. İsmi unutulmasın diye yapacağı başka şey olmayan kızların taktiği. Ne okuyor, ne düşünüyor sadece vücudu ile şöhretini koruyor. Ve tabii vücudunu satarak da geçimini sağlıyor. Bu tiplerin başka yapacağı yok. Onların peşindeki gazeteciler de ismini yazamayacak kadar cahiller.

-Eski dönem magazin ve yeni dönem magazin hakkındaki düşünceleriniz?

-Zaman zaman dürüstçe öz eleştiri yapıyorum. Eski kuşak da başka yönlerden çok zayıftı. Yine cahil iyi gazeteci olamayacak kişiler vardı. Kimisi ulaştırma servisinden, kimisi ofis boyluktan muhabir olan gençlerdir. Kendi yazısını bile okumayan muhabirler tanıyorum. Çünkü yazısını editörler yazardı. Ama onların kocaman imzası çıkardı.

-Aykut Işıklar kısaca kendisini tarif ederse, sevdikleri ve nefret ettikleri nelerdir?

O kadar çok var ki. Düşünmek bile istemiyorum. Çabuk sinirlenen, çabuk demoralize olan, kimseyi beğenmeyen şımarık bir adamım. Sevdiğim tek yanım var, inanılmayacak kadar dürüstüm.

"GENELEVE KAPICI OLAMAYACAK KİŞİLER GAZETECİ DİYE DOLAŞIYOR"

-Bir sürü magazin programcıları türedi. Bu iş donanım işi. Bunu nasıl buluyorsunuz?

-Son 15 yıldır sadece magazin muhabiri mi türedi? Her konuda torpilli dinci kişiler iş başına geldi. Liyakat, iş bilmek diye bir sorun yok. Cuma namazında adamını bulursan işin tamamdır. Gazeteci ve televizyoncular, bu meslekle hiç ilgisi olmayan insanlar. Geneleve kapıcı olamayacak kişiler gazeteci diye ortalarda dolaşıyor. Halen işsiz olan gazeteci ve televizyoncuları bir düşünün. Kimi köfteci oldu, kimi meyhaneci. Ali Kırca gibi bir televizyoncu çocuk kitapları yazıyor, okulları dolaşıp kitaplarını satıyor. Daha böyle o kadar değerli gazeteci var ki. Allah tüm gazetecileri korusun. Ben iyi ki zamanında dünyaya gelmişim. Unumu elemiş eleğimi duvara asmış bir kişi olduğum için mutluyum. Artık sadece ölümü bekliyorum. İyi bir ihtiyarlık yaşamaya çalışıyorum. Tabii hiç belli olmaz bir bakarsın bir kameranın önüne geçivermiş.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hasan 4 yıl önce

Simdi elestirdiklerinin hepsini yapmis bir adam kalkmis akil veriyor.150 kg luk bir diyetisten düşünün anlatiyor sana şöle zayiflarsin boyle zayiflarsin anlat anlat heyecanli oluyorrrrr