Dünya Amerikan kültür emperyalizminin etkisi altında ya...

Artık rutin oldu.

Kavramlar önce Kaliforniya'dan çıkıyor; sonra Amerika'ya yayılıyor! Sonra da dünyaya...

Hatırlarsınız.1980-2000 yılları arasında doğan çocuklara da “Millenials= Binli Yıllarcı” Z Kuşağı yaftası yapıştırılmıştı.

Son günlerde Amerikan borsasında yaşanan çalkantılara büyük ölçüde bu grup neden oluyor. Hatta 2021 yılında olduğumuza göre...

Borsa için 18 yaş yeterli ve daha genç çocuklar da borsada oyuncu...

Milyonlarca genç borsada sabahtan akşama kadar oynuyor. Küçük paralarla bütün gün oynayıp 200 dolar kazanınca da kimsenin çalışıp para kazanma gibi bir motivasyonu yok.

Bunlara “Day Trader = Günlükçüler” deniyor.

Hepsinin gözü kara! Büyük fonları hedef alıyorlar. Şu anda Amerika'da tarihte görülmemiş finansal çalkantılar yaşanıyor. Bu çalkantıların önce Amerika'da sonra dünyada artçıları olacak. Buna hazır olun!

Günlük alım satım yapan ve riskleri göze alan gençlerin bir ortak sloganı var: 'YOLO = You Only Live Once = Sadece Tek Yaşamın Var'.

Belki de "Görüp göreceğin hepsi bu..." şeklinde yorumlamak daha doğru olabilir.

Deyim, Kaliforniyalı bir rap şarkıcısından çıkmış. Sonra da Amerika'da gençler arasında yayılmış.

Zaman zaman salakça tutumlarıyla toplumda caka satan bazı gençler de mazeret olarak bu slogana sarılıyorlar: 'Naapalım? YOLO'

Aslında New York finans dünyasının gençler tarafından sallanmasının geçmişi var. Buraya bir gecede gelmedik.

Ufak bir hatırlatma yapayım. 2008 senesinde mortgage piyasalarının tetiklediği çok büyük bir ekonomik kriz yaşanmıştı. O zamanlar milyonlarca insan evsiz ve işsiz kaldı. Büyük bankalar devlet tarafından kurtarıldı.(Devlet bunlara ortak oldu.) Küçük yatırımcın ise sadece sırtı sıvazlandı.

O zamanlar gençler 'Borsayı İşgal Et = Occupy Wall Street' hareketini başlatmışlardı. Oldukça büyük gösteriler oldu fakat gençlerin elinde 'silah' olmadığı için bir sonuç alınamadı.

Hatta Obama'nın seçilmesi bile bu krize bağlandı. Obama'nın o zamanlar ses getiren seçim sloganı 'Değiştireceğiz' mesajıydı.

Sonunda pek birşey değişmedi. Fakat bugünkü 'YOLO'cular o günleri unutmadılar. O kriz toplumun kolektif bilinçaltında derin yara izleri bıraktı.

Bugün gençlerin elinde bir 'silah' var ve ses getiriyorlar. Silahtan kastımız malum: Dijital devrim ve sosyal medya.

Sosyal medyada gruplar kuruluyor. Hop bu hisse senedine dalalım. Hop bunu satalım, hop bunu alalım. Dijital ortam sayesinde hepsini yapmak mümkün… Müesses finans- kapital düzenin 'Tarzan'ları' başlarına üşüşen eşek arılarının karşısında zor durumda…

Gruplardaki mesajları izliyorum. Mesele sadece para kazanmak değil fonları sarsmak. Üç beş dolar kazanan gençler sokaktaki polislere 'donat' alıyor. Kimisi itfaiyecilere Starbuck kahvesi götürüyor. Bir sosyal paylaşma etiği yeşeriyor.

Sosyal medya forumlarında en çok geçen deyim: “Naapalım abi! YOLO”

Şu anda YOLO felsefesinin Amerika dışında en çok rağbet gördüğü ülke ise Güney Kore.

Güney Kore'ye dikkatinizi çekmek isterim.

Güney Kore sosyal yapı olarak Türkiye ile paralellik gösteren bir ülke. Oldukça başarılı bir ekonomik performans sergiliyor. KIA, Samsung, LG falan-filan...

Kore ihracatla büyüyor! Aile bağları kuvvetli, anneler çocuklarını başarılı olmaları için itekliyor; her daim çok gergin bir toplum. Ve acılı turşuyu da çok seviyorlar.

Gençlerde Reaksiyon Var

Gençlerin parada pulda gözü yok. Ebeveynlerle beraber yaşıyorlar. Siyasi aidiyetleri yok. Ekranlara ve meydanlara çıkan politikacılara fazla kulak asmıyorlar. Toplumun temel taşı evlilik kurumuna sıcak bakmıyorlar. Hepsi çevreci, hepsi hayvansever...

Büyük çoğunluğu kariyer yapma derdinde değil. Hemen hepsi yurt dışına seyahat etme, gezip görme arzusunda.

Hatta mümkünse yurt dışında yaşamaya meraklılar. Pek kimseyi de rol model olarak kabul etmiyorlar.

Değerli okur, dünyada suyun altında değişik akıntılar oluşuyor. Sosyal medya toplumları özellikle genç kuşakları değiştiriyor. Bizim gibi kemale ermişlerin 'Gençler sorumsuz' şeklinde kestirip atması soruna çözüm olmuyor.

Göz ardı etmeyelim. Konunun riskleri de var. Güç odakları sosyal medyayı yeni muharebe alanına dönüştürmüş durumda. 'Komplo Teorisi İşportası' da bu dönüşümün yan ürünü...

Son günlerde küresel finansal çevrelerinde yaşananlar ilk defa müesses nizamın dikkatini çekti.

Amerika'da bütün ana akım medya 'YOLO' deyimini kullanır oldu. Tutturmuşlar YOLO aşağı YOLO yukarı...

Değerli okur, yazımı sonuna kadar okuduğunuz için teşekkür ederim. Benim bugünkü analizimde sizlere katkı sağlamaya çalıştığım nokta şudur: Bir istiridye gibi kabuğunun içinde kendi suyunda yüzen Türkiye medyasında okuyamayacağınız konulara dikkatinizi çekmek.

Ne diyelim. YOLO!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.