Seçimin ardından farklı ya da benzer her kafadan çıkan sesler kervanında iki kelâm etmek demokratik bir ülkenin vatandaşı olarak benim de hakkım elbette.

Demokrasi çerçevesi içinde oy kullanarak özgürce bir cumhurbaşkanı seçebilirken ne yazık ki aynı demokrasi içinde özgürce şahsi düşüncenizi ifade ederken vakti zamanında doğru seçilememiş arkadaş, dost vs. kişilerce medeni bir şekilde anlaşılamamaktan sandığa oy atarcasına tek kalemde atılınabiliniyor. Futbol takımı tutar gibi tutulan partisinin fanatikliği ile kişi kendi ne dediğini bilmediği, neyi neden savunduğunun bilincinde dahi olmadığı halde çemkirerek yaptığının zafer olduğu egosuyla arkadaşını, dostunu telefonundan da, sosyal medyasından da anında siliveriyor. Kazandığını düşündüğü zaferinde daha da doruğa erişme tetikli arzusuyla bir de üstelik engel koyuyor. Açıkçası ben bu tür ilkokul kıvamı davranışları, yetişkin görünümlü kişiler yaptığında ayakta kışkışlıyorum!

Bu kişilerin bilmedikleri, ilk önce demokrasiyi ve özgürlüğü karşımızdaki insana vermemiz gerektiği. Kişi öncelikle karşısındakini dinlemesini bilmeli. Ve savunmalarını kaynaklı bir şekilde sunmasını beklemeli. Karşı taraf bunu sağlayamıyorsa kendileri kaynak sunabildikleri açıklamalar yapabilmeli. Bir şey açıklanırken kaynağı ile ortaya konması gerek. Bir kişiyi ikna etmek için gerçek, objektif, yere basan bilgilerle karşısına çıkmak gerek. Seçimlerde toplumun bu konuda çok büyük eksiklik yaşadığını gördük. Okuma düzeyi yüksek olan toplumlarda vadedilen hayaller konusunda insanları tatmin etmek çok zor. Örneğin, işsiz bir adama“ben seni mutlu edeceğim” demek yeterli olmaz. Adam zaten işsiz! Ona sunulacak iş imkânlarının kaynaklarından bahsedilmeli. Gerçek projelerden söz edilmeli. O projeye kaynağın nereden bulunacağı söylenmeli. Ve projenin hangi ekiple yapılacağı belirtilmeli. Kişiyi ikna edebilmek için güven verilmesi gerek.

Demokrasi deniyor; kimsenin kimseye saygısı yok! Özgürlük deniyor; herkes kendine istediğini söyleme, paylaşma, yayma hakkı tanıyor, karşısındakine ise aynı hakkı kesinlikle tanımıyor! Sırf aynı görüş ve fikirde olmadıkları için saldırıyor, hakaret ediyor, karalıyor, yerlere çalıyor!Bakıyorum; bir tanesi yazar, ama okuduğunu anlayabilip değerlendirme yoksunu bir yazar! Hadi bunu yapamıyor, “okur” değilmiş, ama yine de(!) yazar(!) ancak tarzı, komşu mahalledeki ablalardan biri!

Diğerine bakıyorum; ailece kökten tanışıklar. Tarafın biri kendi ısrarı üzerine kendisine tarafı ile ilgili bildiği kaynaklı doneyi sunuyor ve kişi kader körü değil de, razı körü olduğundan bir “teknolojik trajikomedi yalan” olan “fotoşop” diyor, “montaj” diyor! Ne yazık ki tıp bunu çözecek kadar ilerlemediği için şahidi olduğum bu duruma demokrasinin verdiği özgürlükle susma hakkımı kullandım.

Bir diğeri de oyuncu. Ve hâlâ sinopsisinde ya da diyelim senaryosunda kalmış. Sahnesinde sıralayacağı laflar gibi sosyal medyada bulduğunu sıralıyor, yapıştırıyor! Bir “taraf” tutturmuş, ezberlesin diye verilmiş hikâyeden bir adım dışarı çıkmıyor. Sahne bitti, film yapıldı, gişesi bitti, film bile vizyondan kalktı; oyuncumuz hâlâ aynı senaryonun içinde son gayret, son hayret(!) hâlâ aynı sahneleri çekmeye çalışıyor.

İnsanlar nezle olup burunlarından hapşırırken, bazıları beyninden hapşırıp tıksırıyor! Bazı dostlarımın siyaset kasırgasında beyinleri dondu, şaşkınım! At gözlüğü de üst üste beş tane birden takılmaz ki! Çarparsın öyle duvara!

TEBRİK

Gazi Mustafa Kemal’in Sakarya Muharebesi sırasında belki de en zor, hatta umutların tükendiği zamanda söylediği “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh tüm vatandır.” önemli sözünü hatırlatan Tayyip Erdoğan “Türkiye’nin bugün verdiği mücadelede hattı müdafaa yoktur, sattı müdafaa vardır. Böyle bir dönemde hiç kimse, hiçbir grup, hiçbir parti, hiçbir kesim sadece kendi menfaatlerini düşünerek hareket edemez.” demişti.

Az çok kendimce fikir sahibi olsam da politika bilmem. Bilsem zaten mesleğimde çoktan köşeyi dönmüştüm. Bu sebeple politik davranmak hedefim olmaksızın ne bir parti adına ne de cumhurbaşkanı adaylarına eleştiri ya da yorum yapmadan ve katmadan, halkın demokratik kararı ile tekrar Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan’ın milletimize, vatanımıza hayırlı olmasını diliyorum. Yeni sistemle Türkiye’nin ilk başkanı Tayyip Erdoğan’ı kutluyor ve vatanımız için uygun bulduğu 2023 plan ve projesini sağlam bir şekilde tamamlayıp kendisinden sonra seçilecek olan ikinci Türkiye başkanına gözü arkada kalmadan gönül ferahlığı ile bayrağı teslim etmesinin nasip olmasını diliyorum.

VE TEŞEKKÜR

Ben bir sanatçı ve bir yazar olarak öncelikle seçimlerin huzurlu geçmesinde milletim ve vatanım adına en büyük payı olan ve şu anda Zeytin Dalı Harekâtı’nda gece gündüz mücadele eden, Kandil’de teröristlere kâbus olan tüm askeri personel, istihbarat, polis ve tüm güvenlik güçlerimize teşekkür ediyorum. Bu uğurda şehit düşen yiğitlerimizi de rahmetle anıyorum. Bizi “biz” yapan bu gücümüzün Allah her zaman yanında olsun. Dualarım hepsi ile…

Ne mutlu Türküm diyene!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kisaca FD 5 ay önce

Dobra Hatun yine güzel bir yazı çıkarmış.

Avatar
Güler 5 ay önce

Canım arkadaşım çok güzel bir yazı olmuş ellerine sağlık.