Karşımda kıpır kıpır yerinde duramayan gözlerinin içi gülen bir kadın duruyor. Kendisi katıldığı şarkı yarışmasıyla gündeme gelmiş hafızalara güzel sesi, dik duruş, sağlam karakteri ile yer etmiş biri. Samimiyeti ve bir o kadar doğalıyla bir anda sizi ekseni içerisine alıveriyor. Sözlerini sakınmadan söyleyen, bu zaman kadar yankı uyandıran işlere imza atmış bundan sonrada hayata geçireceği projelerle gönüllerde yerini daha da sağlamlaştırmak çalışmalarını sürdürüyor. İşte bu özel isim olan Aydan Kaya ile bomba bir röportaj gerçekleştirdik.

-Sevgili Aydan, seni bir yarışma ile tanık ve sevdik. Bu yarışmaya katılmaya nasıl karar verdin?

-Antalya’da bu işi profesyonel olarak yapıyor sahne alıyordum. Annem ve Hürriyet Gazetesi’nin Bölge Müdürü olan yakın bir arkadaşım tarafından zorla yarışmaya sokuldum desem yeridir. Hatta aramızda espri bile yapmıştık. Şayet kazanamazsam o kayıtları alacaklarını yayınlatmayacaklarını söylediler. Tabii işin öyle olmadığını yarışmaya katıldıktan sonra anladım. Dolayısıyla elemelere girdim ve kazandım.

“Armağan her kuşun etinin yenmeyeceğini benimle öğrendi”

-Karşında oldukça deneyimli ve düşüncelerini sakınmadan söyleyen bir jüri vardı. Hiç ürkmedin mi?

-Yarışmada Armağan Çağlayan, Ercan Saatçi, Deniz Seki ve Ahmet San jüri üyeleriydi. Karşımda ürkütücü bir jüri duruyordu. Özellikle Armağan’ı hiç tanımıyordum. Onunla ilk diyaloğumda onun tarzını anladım ve tam dayaklık dedim. Çünkü senin üstüne çok geliyor karşısındakinin sinir ve dayanıklılığını zorluyor. Ama her kuşun etinin yenmeyeceğini benimle öğrendi. Sanırım yarışmada onun tarzına en iyi cevapları veren bendim. Sonraki haftalarda daha az üstüme geldi ama benimle uğraşmayı seviyordu.

“Ses yarışması olarak girdiğim yarışmada hikâyeler yarıştı”

-Bu tür yarışmalarda sesler mi yoksa kişilerin özel hayatları mı yarışıyor?

-Yarışmanın iyi reyting kazanabilmesi için ses yarışması formatından çıkıp yarışmacıların özel hayatına dair hikâyeler ortaya konmaya başladı. Yarışmada reytingin en büyük malzemesi olan acıydı. Biz ülkenin gerçeği olan bir kesimi varoş diyerek aşağılıyoruz. Bence varoşlar ülkedeki sanatçılara destek çıkan tek kesimdir.

-Peki yarışmada hikayelerin yarıştığını anladığın zaman ilk tepkin ne oldu?

-Elenmek istedim. Eser’le kırmızı odada son ikiye kaldık. Bu yarışma ses yarışmasından çıktı çünkü benim yarıştıracak herhangi bir hikâyem yoktu. Hepimiz birçok acılar yaşıyoruz, ama bu yaşadıklarımızı halka döküp onların duygularından nemalanmak hiçte hoş değil.

- Keşke hiç yarışmaya katılmasaydım dedin mi?

-Yarışmaya katılmaktan hiç pişman değilim. Yarışma çok güzel bir çevre kazanmama, bende ki cevheri daha da fark etmeme neden oldu. Ancak şuraya bir parantez açayım. Yok ben bu yarışmaya katılayım, yapımcılar bana gelsin, sahneye çıkma teklifinde bulunsunlar diye düşünürlerse bu hata olur. Bunlar 70’lerde kaldı artık. Mesele bence gerçekten meslek olarak yapıp yapmadığınızla ilgili diye düşünüyorum.

-Gökhan Türkmen yarışmalardan herhangi bir beklenti içine girenlerin psikolojisi bozulur demiş. Sen de buna katılıyor musun?

-Kesinlikle aynı düşüncedeyim. Yarışma havasıyla katılanlar belli bir havaya giriyor. Düşünün bu ülkedeki Tarkan, Sezen Aksu, Ajda Pekkan, Kıvanç Tatlıtuğ gibi star isimlerinde inişleri ve çıkışları olmuştur. Kimse sonsuza dek aynı düzeyde kalamaz. Yarışmaya katılan arkadaşlarımız kendilerince o süre zarfınca desteklendiklerini, takipçilerinin arttığını, sokağa çıktıklarında halk tarafından tanınacaklarını zannediyorlar. Oysa yarışma bittiğinde er meydanı o zaman başlayacak bunları bilemiyorlar.

“Eve her yerim morarmış halde dönüyordum”

-Yarışmadan sonra sokağa çıktığımda kendimi ‘Dişi Tarkan’a “ benzetiyorum demişsin.

-Evet dedim. Yarışma sonrası gerçekten kendimi ‘Dişi Tarkan’ olarak görüyordum. Eve hayranlarımın sevgisinden her yanım morarıp dönüyordum. Ama aradan birkaç ay geçip, halk seni unutmaya başladığında tepetaklak oluyorsunuz. Bunları bende yaşadım.

-Popstar Aydan diye tanınıyor olmak seni rahatsız ediyor mu?

-Asla. Demek ki beni sevdiler, benimsediler ki hala böyle söylüyorlar. Çok enteresan bir şey söylemek istiyorum. Yarışmalarda hafıza kalan Firdevs, Abidin, Bayhan, Barış gibi isimlere kimse Popstar demiyor ama bana Popstar demeleri ise oldukça ilginç değil mi?

-Yarışma sonrası neler yaşadın?

-Yarışmadan çıktıktan sonra albüm teklifinde bulunmayan plak şirketi kalmadı. Hiçbirini kabul etmedim. Öncelikle üniversite eğitimimi tamamladım, ardından konservatuarda oyunculuk okudum, Devlet Tiyatrosu’nda çalıştım sonra albüm çıkardım. Belki o dönem albüm yapsaydım albümüm yüzbinler satardı.

“Barack Obama benim yüzümden canlı yayına bağlanamadı”

-İlk albümünüz?

-İlk albümüm Şahin Özer’den çıktı. Pop ezgileri olan bir albümdü. Bu albümüm Arapçasını yaptım. Beyrut, Katar, Lübnan, Kuveyt’te konserler verdim. Özellikle Dubai Emiri El Maktum’un davetlisi olarak ülkesine davet edildim. Bir sürü televizyon programına katıldım, 22 Arap ülkesine yayın yaban NBC ‘de dizim yayınlandı. O kadar meşhurdum ki Barack Obama seçim kampanyasına bağlanacağı sırada ‘Elveda Derken’ isimli dizim orada oynarken adamı canlı yayına bağlamadılar ve bant girdiler. 74 Milyon Arap halkının gönlünde yer etmiş biriydim ve onlarla özel bir gönül bağım var.

-Peki Aydan şu an istediğin yerde misin?

-Neye göre, kime göre? Benim magazinsel bir yaşamım olmadı. Başarılarımla gündeme gelmek beni daha çok motive eder. Birçok televizyon programı yaptım oldukça da başarılıydım. En son “Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz” dizisinde yer aldım ve bunun yanı sıra proje teklifleri hep geldi ama hiç vaktim yoktu. Bu kadar yoğun uğraşımın içinde böyle işlerden bahsediyorsanız başarılısınız demektir.

“Magazinde olmak bence başarısızlık”

-Magazinde çok sık yer almıyorsunuz, magazine bakışınız nedir?

-Bu işi yapıyorsanız magazine tabii ki ihtiyacınız var benim katılmadığım nokta ise sürekli gündemde kalmak. Elbette ki çeşitli yerlerde magazinci arkadaşlarım mikrofon uzattıkları zaman asla hayır dememişimdir. Magazin benim için yok 5 kıratlık yüzük almış, yok şu yalıda oturuyormuş değil. Millet aç… Hâlâ annemin 50 sene evvel Ağrı’da öğretmenlik yaparken aldığı yüzüğü takıyorum. Diğer parmağımda ise rahmetli anneannemin alyansı… Sen bunları paylaşırsan asıl magazin olur.

“Magazinde Hakan Ural’ı tek geçiyorum”

-Magazin programlarını nasıl değerlendiriyorsun?

-Hakan Ural’ın programını çok beğeniyorum. Üslubu, mahalle ağabeyliğini çok seviyorum. Sözüne güvenilir, görgülü biri. Bize bu tür magazinciler lazım.

“İlk defa burada açıklıyorum hayatımda biri var”

-Evlenmeyi düşünüyor musun?

-Düşünüyorum ama sadece düşüncede kalıyor. İlk defa burada açıklıyorum evet hayatımda biri var ve güzel bir ilişki yaşıyoruz. Hiç düzeyli demeyeceğim çünkü ilişki düzeyli yaşanmaz. Hani derler çok düzeyli ayrıldık madem ilişkin düzeyliydi o zaman niye ayrıldın diye sorarlar. Biz yerine göre kavga ediyor, yerine göre gülüp eğleniyoruz. Karşılıklı sevgi olduğu için yüzgöz olmuyor, şiddeti asla aramıza sokmuyoruz.

“Şiddete uğradım ama susmadım”

-Kanayan bir yara olan şiddet olayı hakkında düşüncelerin nelerdir, hiç şiddete uğradın mı?

-Evet uğradım. Çok küçük yaşlarda sahneye çıkmaya başlamıştım. 17 yaşlarında çalıştığım yerde ciddi bir şiddete uğradım. Hiçte saklanılacak bir şey değil. Avazım çıktığı kadar bağırdım ve polise şikâyete gittim. Kadın gözünün önünde sana ihanet etse bile adamlık o kadına hiçbir şey yapmamaktadır. Çünkü kadın ile erkek arasında güç dengesizliği var.

-Ya yüreğimizi yakan çocuk istismar olayları sana ne hissettiriyor?

-Bu sapık ruhlu kişiler cezaevlerine atılmasın kesinlikle idam edilsin. En azından bu tür eğilimi olanlar varsa bir kez daha böyle fiili olaya girmeden düşünürler.

-En son olarak yeni çalışmalar var mı?

-Sürpriz gelişmelerle çok yakında sizlerle olacağım. Sevenlerim gümbür gümbür bir Aydan geliyor. Bu güzel söyleşi için sana ve OnurAkayMedya ailesine teşekkür ederim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.