Merhabalar...

Bugün sizlere yüreğimden geçen, aklımdan biran bile çıkmayan, doğruluğuna inandığım, beslenme konusunda en çok üzerinde durulması gereken noktayı yazacağım.

Eğitim!

Çeşitli paketlenmiş ürün reklamlarından bahsetmiyorum, hayranı olduğunuz ünlü isimlerin tutkunu olduğunu sizlere gösterdiği yiyeceklerden de bahsetmiyorum, televizyona çıkan yerli yersiz kendi menfaati için konuşan sözde meslektaşlarımda hiç bahsetmiyorum.

Sade, katkısız, çıkarsız, yolu insanı yükseklere çıkarmak olan tek gerçekten bahsediyorum. Simdi gözlerinizi kapatın ve bir dakika düşünün…

Çocuklarınıza okulda beslenme eğitimi verildiği ve eve gelip sözde kakaolu ama içerisinde çıkmazlar olan şeylerden katmadan sütü içiyor. Çocuğunuz hastalıkları tanıyıp, bilinçli bir şekilde büyüyor. Hangi ülke istemez gelecek nesillerinin sağlıklı olmasını ya da hangi anne baba istemez çocuklarının hastalıksız, yaşam standartları daha iyi bir yaşam sürmesini?

Peki ya siz, beslenme konusunda neler bildiğinizi hiç düşündünüz mü?

Yoksa televizyonu izlerken her kafadan bir ses çıkan günümüz medyasında, çıkmazlara sürüklenmeyi mi seçtiniz?

Beslenme çılgınlığının yanında israf ettiklerimizi düşündünüz mü?

Ben mucizevi besinleri değil bizim mucizevi kültürümüzün şifasının destekçisiyim. Unutulanları hatırlayalım, bilinmeyenleri öğrenelim. 7 den 70 e herkese beslenme eğitimi verilmeli bu ülkede, kaybedilen ne varsa kazandırılmalı…

Neden mi?

Çok kolay bir sistem kuracağım şimdi ve sayısal verilere dökmeden aklınıza kazınacak. Ülkemizde gebelik öncesi ve gebelik süresince beslenme şekli, anne ve bebeğin hastalık risklerini belirliyor. Hatta bebeğin engelli olmasına bile neden oluyor. Engelli doğan bireyler beslenme eğitimi almazsa önüne çeşitli hastalıklar çıkıyor. Çalışan bireylerde iş verimi azalıyor. Çocukların büyüme, gelişme, okul başarısı düşüyor ve biraz öncede söylediğim gibi hastalıklara yakalanma riski artıyor. Kadınların iş yükü sebebiyle önlerine çıkabilecek milyonlarca sorun varken, sadece sabahları aç karnına limonlu su içmeyi öğretmelerini kabullenemiyorum. Bunların hepsinin bireylerin yaşam standartlarıyla birlikte ülke ekonomisini aşağılara çekiyor.

Haydi şimdi, bu yazıyı okuduğunuz an başlayalım!

Köşemin en güzel ev sahipleri; her şey el birliğiyle olur. Sosyal sorumluluk olarak bakacağınız eğitime, paylaşma diyetimize sizlerde katkıda bulunabilir misiniz?

O halde paylaşalım her şeyi!

Ekmeğimizin fazlasını, simitimizin yarısını, hafta sonu açık büfelerde yapılan kahvaltılarda masamızın üzerinde kalan onca yiyeceği paketletelim. Doğruluğuna emin olduğumuz bilgimizi, sıcacık gülümseyişlerimizi paylaşalım. Unutmayalım, bizim soframızdan artan küçücük bir besin dışarıda olan bir insanın, bir canlının hayatını kurtaracaktı. Sosyal medyada yediğimiz yemekleri değil, "paylaşma diyeti’’ fotoğrafımız olsun. Sosyal medyadan kocaman bir aile olalım ve bilgilenelim, israfı önleyelim, insanlığa bir adım da biz atalım. #paylaşmadiyeti yazıp intagramdan @gokcegulaydin ve @yonca.diyet'i ve Facebook üzerinden bizlerle iletişime geçip, etiketlerseniz tüm paylaşılanları herkese duyuracağım. Böylece sesimiz ve paylaştıklarımızı duyurarak bu anlamda bilinci oluşturabiliriz. Unutmayalım hiç kimsenin paylaştığımız fotoğraflarla karnını doyuramayız ancak "paylaşma diyeti’’ ile unutulan her şeyi hatırlatabiliriz.

Hayat paylaştıkça anlamlanır...

Geri dönüşlerinizi merakla bekliyorum. Hepinize kucak dolusu sevgiler, sağlıcakla kalın…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.