Efsane sanatçı Gönül Yazar Onur Akay'a konuştu!

Röportaj: ONUR AKAY

Maksim yıllarının en büyük yıldızlarından ve en önemli sanatçılar arasında A grubuna yükselmiş, Türk musikisinin efsane assolistlerden Gönül Yazar'la, özel bir röportaj yaptık. Zeki Müren’in ölüm yıldönümümü haftasında Sanat Güneşi ile anılarını konuşurken, hayatındaki bilinmeyenleri de konuştuk. Ayrıca her yerde 7 kere evlendiği yazılan Taşbebek Gönül Yazar, evlendiği yazılan ama evlenmedigi o ismi de ilk defa açıkladı. Yazar, anılarını neden kitap olarak yazmadığını da Selahattin Pınar'ın bir şarkısı ile yanıtladı.

İşte büyük Gönül Yazar'la o röportajımız:

Onur Akay: Sizin gibi efsane bir sanatçının, televizyon programlarımdan sonra beni arayıp tebrik etmesi beni çok mutlu ediyor.

Gönül Yazar: Yasemin Bozkurt'un programında milim milim dinledim seni. Aklını takdir ediyorum. Eyvah ağzından bir şey kaçarsa diye korktum. Sonra baktım çok güzel toparlıyorsun. Ben ekran başında titriyorum, sen o kadar güzel toparlıyorsun ki, oh dedim ağzından mahkemelik olacak bir şey çıkmadı dedim. Aradım seni ve aferin dedim, tebrik ettim.

Gönül Yazar Onur Akay'la sahnede düet yaparken...

Onur Akay: Müziğe TRT Ankara Radyosu'nda başladınız. İstanbul'a gidişiniz nasıl oldu?

Gönül Yazar: Beni İstanbul'a sanatçı Şükran Özer Doruk götürdü. 70 liraydı uçak parası. Benim cebimde 35 lira vardı. Üstünüde o koydu, bileti aldık ve beni İstanbul'a getirdi. Menajerlerle tanıştırdı, gazinocularla tanıştırdı. Bir hafta oldu ben korktum geri döndüm Ankara'ya. O zaman Melahat Pars'ın alt katında oturuyordum.

Onur Akay: Hangi hocalardan faydalandınız?

Gönül Yazar: Cevdet Kozanoğlu, Melahat Pars, Ferit Sıdal'dı hocalarım. Onlardan öğrendim. Gazinocular güzelliğimi ve sesimi duyunca hepsi peşime düştü.

Onur Akay: Çok önemli hocalardan feyz almışsınız.

Gönül Yazar: Ferit Sıdal okuturdu bize. Onun dinlemesinden geçmeden çıkamıyorduk ki televizyona. Ben okuduğum zaman hava almaya çıkardı. Gönül okuyor lüzum yok dinlemeye derdi.

Onur Akay: Sizin her zaman doğru okuduğunuzdan o kadar emindi demek ki.

Gönül Yazar: Kendimden bir şey katmıyordum.

"ARKAMIZDAN YETİŞEN OLMADI" 

Onur Akay: Türk sanat müziğinin son durumunu nasıl değerlendirirsiniz?

Gönül Yazar: Z kuşağı var diyorlar biliyorsunuz. Z kuşağı, bizim tanıdığımız isimleri göremediler, yetişemediler. "Niye sahneye çıkmıyor sunuz?" diye soruyorlar. O gazinolar artık yok, o patronlar artık yok, o arkamızdaki bize çalan sazlar artık yok. Arkamızdan yetişen de olmadı, gelen yok. Ercüment Batanay, İsmail Şençalar, Necati Tokyay, Selahattin Erköse hepsi öldüler. Darbukacımız Güngör Hoşses onlar bile öldü. Radyoda piştik öyle piyasaya çıktık.

Onur Akay: Günümüz assolistlerinden kimlerin sesini beğeniyorsunuz?

Gönül Yazar: İki kişinin sesini beğenip dinliyorum. Biri Ebru Gündeş, güzel okuyor. Sibel Can'ı da dinliyorum. İkisinden tat alıyorum. Ama bir Hamiyet Yüceses vardı, ne bileyim bir Perihan Altındağ Sözeri, ne bileyim bir Müzeyyen Senar, bir Safiye Ayla gelmedi...

Gönül Yazar Müzeyyen Senar'la...

Onur Akay: Safiye Ayla'yı hiç gördünüz mü?

Gönül Yazar: Ben 16 yaşındaydım Safiye Ayla'yı gördüm. Florya'da plaja gitmiştim. Kocası Şerif Muhittin Targan'la Safiye Hanım bacaklarını kumlara gömmüşlerdi iyi geliyormuş diye. Beni şehire onlar getirdi.

Onur Akay: Radife Erten'le de çalıştınız diğ mi?

Gönül Yazar: Evet Radife Erten'le Turkuaz Gazinosu'nda çalışıyordum.

"EVLENME TEKLİFİ ZANNETTİM"

Onur Akay: Tarkan'ın Türk musikisi okumasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Gönül Yazar: Çok sevdim Tarkanı. Yaptıkları güzel ve istikrarlı. Türk musikisi okuduğunda fiyonklar içinde hediye paketi gibi çok şık bir kargo geldi. Böyle şık bir paket ne olabilir diye çok şaşırmıştım. Evlenme teklifi zannettim. Merakla açtım ve onun Türk musikisi yapıtıydı. Hayran oldum bu kadar mı ahenkle, notaya göre ve hiç egzajere etmeden, detone olmadan okunurmuş. İftihar ettim, beğendim, hayran oldum. Bunu hep söylemek istedim ve bugün sayenizde söyleyeceğim. Yürü be Tarkan... Bir geceni yine buna ayır gelip alkışlayalım. Başarılarının devamını dilerim. Sahneye çıksın gitmek istiyorum. Bileti alacağım atlayacağım önüne. En öne oturmasamda olur. En arkada da otururum. Yeterki Tarkan'ı okurken göreyim. Çünkü çok sevdim okuyuşunu.

Onur Akay: Tarkan'ın konseri olduğunda biletleri ben alırım, beraber gideriz Gönül ablacığım.

"DEMET AKALIN'I TAKDİR EDİYORUM"

Gönül Yazar: Vallahi oturalım, şöyle güzelce kurulalım ve doya doya dinleyelim Onur'cuğum.

Onur Akay: Popçulardan başka kimi seviyorsunuz? Gönül Yazar: Demet Akalın'ı seviyorum ve çok takdir ediyorum. Hem güzel giyiniyor, hem de kendine yakışan şarkıları seçiyor. Cuk oturuyor.

Onur Akay: Biraz Maksim yıllarınızı konuşalım...

Gönül Yazar: Ben hiç üvertür olmadım. Bunu size en iyi söyleyecek olan Sacit Aslan'dır. Fasıldan sonra 2 ya da 3 tane sıra kızı çıkardı. Orhan Boran çıkıyordu, Müjdat Gezen çıkıyordu. Ateş Böcekleri çıkıyordu. Bal Arıları vardı. Ben 2. solist alt solist olarak çıkıyordum.

Gönül Yazar Maksim'de sahneye çıkarken...

Onur Akay: O zamanlar fasıl bile başka...

Gönül Yazar: Fasılı dinleyip, yemek yiyip giden vardı. Rauf Tamer gelirdi. Fasılı dinler, yemek yer kalkar giderdi. Yani fasıl için gelenleri de gördüm. Fasıla bütün sazlar çıkardı. Ercüment Batanay, Yorgo Bacanos, Feyzi Aslangil bunlar hep çaldı bana.

Gönül Yazar Ercüment Batanay'la...

Onur Akay: Maksim'den çok para kazandınız mı?

Gönül Yazar: Başka yerlerden alıyordum ama Maksim'den çok fazla para alamıyordum. 10 para alıyordum, gidip pazarlık edemiyordum hayatım. Çünkü ellerinde yetiştim... Evlatları gibi... Fahrettin Aslan rüçhan hakkımız var diyordu, elime zarfı tutuşturuyordu, evde bakıyordum kaç para aldığıma.

Gönül Yazar Maksim Gazinosu kulesinde Ahu Tuğba ile...

"GENERAL OLDUN HABERİN YOK"

Onur Akay: Maksim'de ilk assolist oluşunuz nasıl oldu?

Gönül Yazar: Bir gün Fahrettin Aslan'a ağabey bu rüçhan hakkımız hiç bitmeyecek mi? dedim. Hep Yüzbaşı hep Yüzbaşı... Bir gün Binbaşı yapmayacak mısın beni? diye sordum. "Atla arabaya gel" dedi. "Kulis kapısından gelme, ön kapıda seni bekliyorum" dedi. Bebek'te oturuyordum. Acele bir taksiye bindim ve bir gittim ki ne göreyim. Gönül Yazar Maksim'in assolisti olmuş. Fahrettin Aslan, "Ne Binbaşılığı sen General oldun haberin yok" dedi bana.

Onur Akay: Başka gazinolarda assolisttiniz zaten...

Gönül Yazar: Evet bu ilk assolistliğim değil. Ben her yerde assolisttim, bir tek Maksim'de olmamıştım.

Onur Akay: Gazinocular Kralı Fahrettin Aslan zor biriymiş...

Gönül Yazar: Oğlu Sacit Aslan, "O Gönül Yazar'ın çekmediği kaldı mı?" diyor. Fahrettin Aslan'ın Mustafa Kandıralı'yı bile dövdüğünü biliyorum. Ercüment Batanay'ın bile üstüne yürüdüğünü gördüm. Adam astığım aştık kestiğim kesik yani. Ama biz yinede onu bırakıp başka yere gitmiyorduk.

"EFSANE OLMAK İÇİN ORADA KALDIK"

Onur Akay: Neden?

Gönül Yazar: Maksim... Adam olmayı kafasına koyan insan biraz kürek çekecek. Yemekleri güzel, fasıl güzel, sazlar güzel, gazinonun içi güzel. Yutkunuyorduk, babamız diyorduk ve yine orada kalıyorduk biz. Efsane olmak için orada kaldık.

İzmirli Gönül Yazar'ın büyüdüğü Alsancak 1483 nolu sokağa adı verildi...

Onur Akay: Ne zaman sahneleri bıraktınız?

Gönül Yazar: 1994 yılında bıraktım. Sacit Aslan aradı beni. "Gönül Caddebostan Maksim'e çıkar mısın?" diye. Tamam dedim. Cemil İpekçi acele elbise dikti. 1 ay okuyacaktım yılbaşı geldi. "uzatır mısın?" dedi uzatırım dedim ama 1995'e geçti bir hafta daha okudum aslında o sene evde oturdum ama maliye defterimi açtığım için sene sonu gittim ve ben çalışmıyorum dedim dedim kapattım. Yani 94'te işi bıraktım, Sacit'i kırmamak için tekrar çıktım, 95'te 1 hafta sahneye çıktım ve defteri kapattım.

Onur Akay: Zeki Müren deyince aklınıza ilk gelen anı nedir?

Gönül Yazar: Ben Bebek Belediye Park Gazinosu'nda assolist olarak sahneye çıkarken, hemen kapı komşumuz olan Bebek Maksim Gazinosu'a ise Zeki Müren geldi. Tabii ben çok korktum. Zeki Bey'in sahne aldığı gazino küçüktü. Benim çıktığım yer 1500 kişilikti. Sahneye bir çıktım bütün gazino dolmuş, içeride 1500 kişi var. Ben yan gazinoda Zeki Bey varken bu mekanı nasıl doldurdum diye düşünürken, bir de öğrendim ki kadınlar süsleniyor püsleniyor ve Zeki Müren'e geliyorlar ama yer olmayınca giremiyorlar ve o yer bulamayanlar bari o kadar süslendik Gönül'e gidelim diyorlarmış. Bunu herkes böyle anlatmaz. Zeki Müren'in karşında 1500 kişiyi doldurdum der. Ben neyse onu anlatırım.

Gönül Yazar Zeki Müren'le...

"GÖNÜL YAZAR DETONE OLMADAN OKUYOR"

Onur Akay: Zeki Müren her yere sizinle gidermiş...

Gönül Yazar: Çanta gibi taşırdı beni. Zeki Müren ve Behiye Aksoy, şarkıyı önce bana okutuyorlardı. Bir gün geldiler yine şarkıyı bana okutuyorlar. Demiş ki Zeki Müren, "Gönül Yazar şarkıyı olduğu gibi ve detone olmadan okuyor. Güzel de okuyor. Gönül'ün sesinden şarkıyı seversek repertuvara alıyoruz." demiş.

Onur Akay: Zeki Müren'in cenazesine katıldınız mı?

Gönül Yazar: Beni kim götürdü Bursa'ya biliyor musun?

Onur Akay: Hayır bilmiyorum. Kim götürdü?

Gönül Yazar: Bilal Özcan götürdü. Baktı ki yalnızım aldı beni arabaya o götürdü. Polisler kapatmıştı camiyi ama beni görünce açtılar ve Bilal'le girdik.

"TİMUÇİN ESEN'İN AYAKLARI BİLE ÖPÜLÜR"

Onur Akay: Bir reklam filminde Zeki Müren'i taklit ettiler. Siz nasıl buldunuz?

Gönül Yazar: Beğendim. Timuçin Esen oynadıya Müslüm Gürses'i. Kendi sesinle söyledi. Aynı Müslüm gibi söyledi. O Timuçin Esen'in eli değil ayakları bile öpülür. Adamın tam Müslüm gibi oynadığı yetmiyor gibi, birde onun gibi ses çıkardı. O adam şarkıcı değil ki. Nasıl çıkardı O sesi? Ben şimdi Bergen'in filmini merak ediyorum. Bergen'in arabesk gırtlağı var. O gırtlagı nasıl yapacaklar?

"METİN OKTAY'LA EVLENSEYDİM İFTİHARLA SÖYLERDİM"

Onur Akay: Gönül ablacığım, her yerde 7 kere evlendiğiniz yazıyor ama ben sizin efsane futbolcu Taçsız Kral Metin Oktay'la evlenmediğinizi, 6 kere evlendiğinizi biliyorum. Siz bu konuda neler söylemek istersiniz?

Gönül Yazar: Onur'cuğum ben 6 kere evlendim. Metin Oktay'la da evlendiğimi yazıyorlar ama bu doğru değil. Ben Metin Oktay'la sadece bir filmde rol aldım. Eğer evlenmiş olsaydım bunu gururla söylerdim. Ben Metin Oktay'la evlenseydim bütün Türkiye'ye yayardım. Stadyuma gelen Galatasaraylıların, "Gönül Yenge, Gönül Yenge" demesi bana yeterdi. Metin Oktay saklanacak bir adam değil, ben iftiharla söylerdim.

Gönül Yazar Metin Oktay'la film setinde...

Onur Akay: Evlendiğiniz kişiler kimler? Gönül Yazar: 14 yaşında yaşımı büyütüp Necdet Yazar'la evlendim. Daha sonra Bedi Çapa, Özden Çelik, Ercan Akın, Sinan Bilsel ve son evliliğim Los Angeles'te evlendiğim. Onun ismi de Fahrettin Akçınar.

Gönül Yazar'ın Amerika'da evlenirken giydiği gelinlik...

"ÇAPKIN KADIN EVLENMEZ"

Onur Akay: Size çapkın diyenler de var. Hatta bir canlı yayında ben bile sizin için çapkın dedim. Siz kendinizi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Gönül Yazar: Çapkın kadın değilim. Çapkın kadın evlenmez. Yuva kurmak, aile kurmak çapkınlığa girmiyor. Çapkın bana asılanlar! Ben evli barklı olmaya çok özendim ama kısmet, alın yazım. Kimse sormadı... Ne oluyor da ayrılıyorsunuz demedi... Sayı sayıyorlar... Kaç kere evlendim hep onu saydılar. Hep fotoğraf çekip gittiler. Sorsalar ya niye ayrılıyorsunuz? Hiç sormadılar...

"6 KERE EVLENDİM HİÇ BİRİYLE EVLİLİK YILDÖNÜMÜ KUTLAMAK NASİP OLMADI"

Onur Akay: Niye ayrılıyorsunuz?

Gönül Yazar: Onur'cuğum, 6 kere evlendim hiç biriyle bir seneyi çıkaramadım. Bir tanesi ile evlilik yıldönümü kutlamak nasip olmadı. Şampanya'yı hazırlıyorum, koyuyordum buzdolabına, hani bunu o gece içeriz diye. Hep buzdolabına koyduğum şampanyaları komşularımla içtim. En uzunu Özden Çelik'le 11 ay sürdü. Film çevirirken o attan düştü ben baktım, ben attan düştüm o baktı. Sonra İstanbul'a gelince evlendik. Ercan Akın'la evlendiğimde de annnesi 10 günde ayırdı şarkıcı gelin istemem diye. Aile olayım diye evleniyorum, annesi istemiyordu. İlla adama boşayacaksın diye tesir ediyorlarsa, boşanmam mı diyecektim. Mecburen boşanıyordum. Bunları kimse bilmez Onur'cuğum. Elde olmayan sebepler diyordum geçiyordum. Sinan Bilsel'in erkek kardeşi Sidney'de yaşıyordu. Evleneli 6 ay olmuştu ve ben bir sahne programına gittiğimde ailesi ile Avustralya'ya gitmiş. Aylarca nereye gittiğinden haberim bile olmadı. Onun için boşanmamız 2 yıl sürdü. Los Angeles'te evlendiğim Fahrettin Akçınar'la Amerika'da tanıştım. Kilisede evlendik ama Green Card işlemlerine başlamadı. Evi ben kiraladım, eşyaları ben aldım. Hep yuva kurmak için fedakarlık yaptım. Olmadı eşyaları sattım geri döndüm.

Gönül Yazar'ın Özden Çelik'le nikah töreni...

Onur Akay: Neden bu kadar çok fedakarlık yaptınız?

Gönül Yazar: Onur'cuğum, annemle babam ben 6 yaşındayken boşandılar. İlk evliliğimi yaşımı büyüterek 14 yaşında Necdet Yazar'la yaptım. Necdet babam yaşındaydı. Annem, Necdet ve ben hakim karşısına çıktığımızda, hakim Necdet'le annemin evleneceğini zannetti ama kızım evlenecek deyince hakim gülüyordu. Ben dışarıda çocuklarla yakan top oynuyordum. Necdet, "Gönül yemek hazır" diye beni çağırıyordu. Necdet'le radyoya girdik. 2. evliliğimi yaptığım Bedi Çapa da benden çok büyüktü. Hep bir aile özlemi vardı bende. Yuva kurmak için bu fedakarlıkları yaptım.

Gönül Yazar annesi ile...

Onur Akay: Röportajda olsun veya röportaj dışı sohbetimizde olsun, evlendiğiniz kişileri hep yüceltiyorsunuz ve onlar hakkında küçücük bir kötü konuşma yapmadınız.

Gönül Yazar: Ben sıradan biriyle hiç evlenmedim. Hepsi iyi insanlardı ve evlenilecek adamlardı ama alın yazım böyleymiş yuva kurmak nasip olmadı.

Onur Akay: Ben buraya sığmayacak daha birçok anınızı sizden dinledim. Anılarınızı yazmayı ve bir kitapta toplamayı düşünüyor musunuz?

Gönül Yazar: Benim kitabım ansiklopedi gibi kalın olur. Ben sığmam ki! Söylemek istesem gönüldekini dilime dolanan ızdırap olur, yazsaydım derdimin ben bir tekini ciltlere sığmayan bir kitap olur. Selahattin Pınar'ın bir şarkısıdır bu. Yani kitap yazmamamın nedeni bu.

              &                     &                    &

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.