Yaşadığımız toprakların yüzde 92’sinin deprem kuşağında olması, nüfusun yüzde 95’inin bölgelerde yaşaması ve 11 metropol kentin ve sanayi tesislerinin yüzde 75’inin deprem bölgesinde olması, depremi korkulu rüya haline getiriyor. Üstelik istinat duvarlarının yıkıldığı, yolların çöktüğü, binaların kendiliğinden yıkıldığı bir şehirde yaşıyorsanız…

DEPREMDEN ÖNCE!

Benim başıma gelmez düşüncesinden vazgeçin.

Evinizi boşaltmanın planını ve bunun alıştırmasını yapın.

Kaldığınız yerde güvenli yerleri belirleyin. Bunlar iç duvarlar yada dayanıklı masalar olabilir.

Çocuklarınıza deprem sırasında evde ya da okulda bulundukları zaman, ne yapmaları gerektiği hakkında bilgi verin. Okulların deprem planı olup olmadığını sorunuz.

Bulunduğunuz mekanda üzerinize düştüğünde tehlike yaratabilecek gardırop, vitrin, kitaplık, yatak odası dolabı gibi eşyaları menteşe ile duvara sabitleyin.

Buzdolabının, ocağın ve gaz bağlantısı olan cihazların duvara ve yere bağlı ve sabit olduğundan emin olun.

Deprem sigortası ve mal beyanınızı yapın. Bu deprem sonrası maddi kaybınızı temin edecektir.

Mutlaka deprem çantası bulundurun. 3 gün süre yetecek miktarda. (Konserve, su, enerji veren besinler, düdük, el feneri, battaniye, ilk yardım malzemeleri)

Deprem sırasında sağlam masa, mobilya veya eşyanın altında kendinizi koruma altına alın, başınızı ve yüzünüzü koruyun. Deprem anında ve sonrasında yapılması gerekenleri her bir aile bireyi olarak öğrenin, hatta prova edin.

Camlardan, pencerelerden, dış kapılardan, duvarlardan ve düşebilecek her şeyden uzak durun.

Deprem esnasında kesinlikle asansör kullanmayın.

Özellikle İstanbul ilinde 600 bin binanın risk altında olduğu, yapılan araştırmaya göre ifade ediliyor. 2035’e kadar beklenen olası bir İstanbul depreminde ise, bu yapıların 30 bininin yıkılabileceği tahmin ediliyor.

Vatandaşların binalarının sağlamlığını kontrol etmek için en güvenli yöntem deprem testi yaptırmaktır.

Ülkemizde özellikle 1999 depremi sonrası Jandarma Komando Arama Kurtarma taburu ve TSK bünyesinde Arama kurtarma birlikleri ve sivil toplum kuruluşları tarafından gönüllük esasına göre ‘Afet Timleri’ kurulmuştur.

Olası büyük bir depremde ülkemizde mevcut resmi ve Özel Afet Timleri’nin sayısı yeterli gelmeyecektir. Belki binlerce binada insanlarımız, kurtarma sırasının kendisine gelmesini umutla bekleyecektir.

27 yıllık meslek hayatımın 7 yılını Jandarma Komando olarak ‘Arama Kurtarma Birliği’nde görev yaptım.

Bu süre boyunca afet, arama kurtarma gibi bir çok kurs gördüm ve yüzlerce tatbikata katıldım. Hep şu sorunun cevabını düşündüm. Enkaz altında kurtarılmayı bekleyen vatandaşlarımızın kaçına yetişebileceğiz?

Aynı anda daha çok binaya müdahale etmek için ne yapılabilir?

Silahlı Kuvvetler ve Jandarma’daki mevcut tim sayıları artırılabilir. Özellikle İstanbul ilinde yeni ‘Afet Arama Kurtarma Birlikleri’ kurulabilir.

Özellikle deprem riski yüksek illerimizde, devlet okullarında ve özel okullarda deprem ile ilgili eğitim verilmeli ve tatbikatlar yapılmalıdır.

Devlet üniversiteleri ve özel üniversitelerde ‘Afet Arama Kurtarma Timleri’ gönüllülük esasına göre teşkil edilebilir.

En başta İstanbul ili olmak üzere tüm şehirlerimizde belediye bünyesinde zabıta ve itfaiye teşkilatında bu konuda bir yapılanmaya gidilerek, 'Afet Arama Kurtarma Timleri' oluşturulmalı, teknik malzeme ve teçhizatları tamamlanmalı, eğitim ve tatbikatlar yaptırılmalı. Normal zamanda görevlerine devam etmeliler.

Deprem olduğunda ise uygun olan alanlarda konumlandırılacak teçhizat ve ekipmanlarına ulaşarak, arama kurtarma faaliyetine katılmalıdırlar.

Ülkemizin herhangi bir şehrinde deprem ya da doğal afet olduğunda, böylelikle diğer illerde belediye bünyesinde itfaiye ve zabıta teşkilatlarında oluşturulacak ‘Afet Arama Kurtarma Timleri’ deprem olan ilimize sevk edilerek arama kurtarma faaliyetine başlayacaktır.

Böylece aynı anda birçok binaya arama kurtarma timleri müdahale etmiş olacaktır. Deprem sonrası zamanla yarışıldığından ne kadar çok binaya aynı anda müdahale edilirse, kurtarılmayı bekleyen insanlarımıza bir an önce ulaşılmış olacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.