Merhaba sevgili okuyucular bu kez sizlere çok yetenekli, çok sempatik, bir o kadar efendi ve terbiyeli, pırıl pırıl bir genç arkadaşımı tanıtacağım...

O, Bir Aile Hikayesinin Mahur’u...

Celil Göksu...

Hadi başlayalım...

Celil, seni biraz tanıyabilir miyiz?

Öncelikle merhaba. Bu benim ilk röportajım oluyor, dolayısıyla çok heyecanlıyım. Kendimi şöyle tanıtayım. Ben aslen Sinop’luyum fakat Samsun’un Bafra ilçesinde bir köyde hayatımın çocukluk yıllarını geçirdim diyebilirim. O yüzden aslında kendimi çok şanslı buluyorum. Köy havası bir başkadır. Tabii beni orada büyüten anneannem ve dedemin üzerimde çok emeği vardır. Herhangi bir huyum yok aslında, insan köyde yetişince hiçbir şeyi huy edinmiyor. Ama karakter gelişimime çok yararlı bir şey olduğuna inanıyorum. Ben köyde açgözlü olmamayı, paylaşımcı olmayı öğrendim. Hayata bakış açımda da hep bu oldu. Benim hayalimde pek çok şey var ama hiçbir zaman değişmeyen şey insanlara yardımcı olmak. Yani sadece maddi anlamda değil. Ben daha çok ileride sinema sektöründe yapacağım işlerle hem insanlara yol göstermeyi, hem de bu hayali olan insanlara ışık tutmayı istiyorum. İşte bu benim ve aynı zamanda bütün Türkiye’nin hayali ve geleceği. Her şey çok güzel olacak.

Oyuncu olmaya nasıl karar verdin, seni ne etkiledi?

Ben oyuncu olmaya ilköğretim 2. sınıftayken hem oynadığım hem de yönettiğim bir tiyatroyla karar verdim ve etkilendim. Yönetmek ayrı bir güzelken yaratılan karaktere hayat vermek etkilemişti beni. O günden sonra aklıma koydum ve lisede Pera Güzel Sanatlar Lisesi’ni kazandım.

Eğitim hayatın nasıl başladı, kimlerden ders aldın?

Lisede hareket ve doğaçlama, şan, ses ve konuşma (diksiyon) eğitimleri aldım. Bu dersleri veren hocalarımdan bazıları Cüneyt Uzunlar, Zeynep Özden gibi kişilerden eğitim aldım fakat sonra Bahçeşehir Üniversitesi’nde sinema ve televizyon okumaya karar verdim.

“DEMET AKBAĞ’I, HALUK BİLGİNER’İ ÇOK SEVİYORUM”

Peki seni en çok etkileyen oyuncu kim ve neden?

Beni en çok etkileyen oyunculardan biri James Mcavoy... Çünkü özellikle 'Split' ve 'Glass' filmlerinde hayat verdiği karakterleri çok iyi canlandırmakla birlikte, oynadığı rol gereği 10 ayrı karakteri de ayrı ayrı canlandırdığı için oyunculuğu beni son yıllarda çok etkiledi. Onun dışında yerli oyuncularımızdan Ahmet Mümtaz Taylan, Haluk Bilginer, Demet Akbağ’ı çok seviyorum. Oyunculuklarının hakkını vererek yaptığını düşündüğüm ve her zaman onları izlerken ders çıkardığım insanlardır.

Ailen destek oluyor mu oyuncu olmana ve seni ilk TV'de gördüklerinde tepkileri nasıldı?

Ailem, aslında bakarsanız onlar benden daha hevesli ve daha heyecanlı tepki verdiler oyuncu olmama ve ilk televizyona çıktığımda. Oyuncu olmamı sonuna kadar destekliyorlar fakat benim asıl isteğim sinema ve televizyonu bitirdikten sonra kafamda tasarladığım fikirleri hayata getirebilmek. Tabii bu farklı kararım olumlu etkilemese bile yaptığım işleri hayata geçirdikten sonra onların da gönlü benimle olacaktır diye düşünüyorum.

İlk hangi yapımda izledi seni seyirci?

Bundan 5 yıl önce bir reklam projesinde ufak bir rol almıştım. Fakat asıl olarak MEDYAPIM’ın projesi olan 'Bir Aile Hikayesi' dizisinde rol almaya ve oyunculuk hayatına atılmaya başladım. Bu benim için büyük bir adım oldu.

"MAHUR BANA OLDUKÇA TERS BİR KARAKTER"

'Bir Aile Hikayesi' nasıl oldu, kadroya nasıl dahil oldun, 'Mahur' nasıl bir karakter ve sevdin mi o karakteri oynamayı?

Aslında bu projenin seçmelerine geçen sene Haziran ayında katıldım. Bir kere oyun verdikten sonra uzun bir süre haber gelmedi. 2019’a girdik ve yılın başlarında seçmelerin tekrar olduğunun haberini aldım. Kısaca uzun bir bekleyişten sonra ve birkaç görüşmeden sonra beni seçtiler. Mahur karakterini canlandıracaktım. Aslında oldukça benim karakteri ters olan bu karakteri oynamak bana iyi bir tecrübe oldu. Mahur karakteri ailede evlatlık çocuk olduğundan dolayı aile ona çok ilgi veriyor, bu da Berk karakterinin onunla sürekli kavga etmesine ve aralarını sorunlu olmasına neden oluyor. Aslında bir yandan da Berk karakteri Mahur’a kardeşlik yapmadığı için, aile de Mahur yalnız hissetmesin diye Mahur’a daha fazla ilgi veriyorlar. Bu durum da Berk’i dışlanmış hissettiriyor. Dolayısıyla Mahur ve Berk’in arasındaki sorunları Mahur’un gözünden görmek çok güzel bir şey oldu benim için.

“SONGÜL ÖDEN VE CELİL NALÇAKAN ÇOK SICAKLAR”

Dizide birçok ünlü isim, usta oyuncu var. Onlarla çalışmak nasıl, katkıları oluyor mu?

Bu dizide Olgun Toker, Birkan Sokullu, İrem Sak gibi oyuncular var fakat onlarla tanışma fırsatım daha olmadı. Benim oynadığım sahneler Celil Nalçakan ve Songül Öden ile birlikteydi. Dolayısıyla onlarla tanışma fırsatı buldum. Çok cana yakınlar ve onlarla birlikte oynadığımız sahneler oldu. Bu çekimler sırasında, öncesi ve sonrasında da sanki uzun zamandır tanışıyormuş gibi sıcak insanlar kendileri. O yüzden kendimi yine bu konuda da çok şanslı görüyorum.

Bir oyuncu için her zaman tiyatro daha önemlidir. Var mı hali hazırda sahnenin tozunu yuttuğun bir oyun? Ve tiyatro senin için ne anlam ifade ediyor?

Hiçbir zaman unutmadığım bir oyun var her zaman ezberimde olan ve sahnenin tozunu yuttuğum. O oyun yazar Sofokles’ten Kral Oedipus benim için her zaman özel ve ilkim olarak kalacaktır. Tiyatro benim için samimiyettir, çünkü özellikle büyük sahnelerde değil de küçük ve daha samimi sahneleri ve orada oynanan birbirinden güzel oyunları seviyorum. Tiyatro, hayatın aynasıdır demek istiyorum. Tiyatro bence seyirciye sanat ile ulaşmanın ve ilginç yorumlarla seyirciye bu yaşanan olayları gerek mizah gerek dram ile seyirciyi bir rüyanın içine sürükler. Tabii geleneksel yöntemler değil de daha yenilikçi tiyatro yapmayı tercih ederim.

Genç arkadaşlarına söylemek istediklerin neler? Ve son olarak hayallerini alalım.

Geçen günlerde bir yerde bir yazı okumuştum. Yazıda, "Hayalinin peşinden git ama o hayali bir saplantı haline getirme." diye yazıyordu. Ben buna kesinlikle katılmıyorum. Bir şeyi hayal etmek sonra bu hayal için çabalamak ve azmetmek gerekir. Herkes hayal kuruyor fakat herkes hayal etmekten pek ileri gidemiyor. Genç veya yaşlı hiç fark etmez. Eğer bir hayaliniz veya hayatınızda yapmak istediğiniz bir şey varsa bunu yapın. Harekete geçmek için hiçbir zaman geç değildir. Son olarak şunu eklemek istiyorum. Bir kız sosyal medya yoluyla bana yazdı ve "Ben tiyatro okumak ve bu yolda bir şeyler yapmak istiyorum fakat ailem izin vermiyor." dedi. Eğer bu yazıyı okuyan aileler veya çocuk sahipleri kişiler de varsa çocuğunuzun isteklerini ve hayallerini göz ardı etmemenizi istiyorum. Bu ülkenin sanata, bilime ve her zaman daha fazlasına ihtiyacı var.

Çok doğru söylüyorsun, yürekten katılıyorum Celil'ciğim...

Teklifimi geri çevirmeyip, samimiyetle sorularımı yanıtlayıp, heyecanla eşlik ettiğin için çok teşekkür ederim. Yolun açık olsun genç arkadaşım.

banner29
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Godfordarkness 4 ay önce

Salih celil göksu vay be nerden nereye şimdi..
Sanata saygım var ama sana yok ilk anti-fanınım