Elenor Müzik etiketi ile piyasaya çıkan, ‘Seçkin Şarkılar’ albümü, müzik dünyasında ses getirdikten sonra ‘Seçkin Şarkılar’ı ekranlara taşıyarak Serap Mutlu Akbulut ve Erol Sayan gibi Türk müziğinin birçok efsane ismini ekranda müzikseverlerle buluşturan, Türk sanat müziğinin sevilen sanatçısı şef Murat Seçkin’le Ortaköy’de bir araya geldik. Emin Ongan Üsküdar Mûsikî Cemiyeti’nde 13 yıl eğitim alan Seçkin’e, günümüzdeki Türk müziği korolarını ve kendisinin yeni program projelerini sordum.

Barış Manço ile de çalışma fırsatı bulan, 7-77’ye programında 1996-1999 yılları arasında Türk müziği sanat danışmanlığı ve ‘İkinci Kahvaltı’ programının ise Türk müziği yönetmenliğini yapan Murat Seçkin, gençlik yıllarında Muzaffer Özpınar şefliğinde kanun üstadı Halil Karaduman ile birlikte çalışmış ve Emel Sayın’ın uzun yıllar vokalistliğini de üstlenmiştir.

İşe Murat Seçkin’le o söyleşimiz:

Müzikle uğraşan herkesin örnek aldığı, etkilendiği, ondan feyz aldığı kişiler vardır. Sizi müzik kariyerinizde etkileyen bir isim oldu mu?

Tarz ve üslup olarak Türk sanat müziği sanatçısı Münip Utandı'yı örnek aldım. Ayrıca örnek aldığım hocalarım Prof. Dr. Alâeddin Yavaşça, Prof. Dr. Selahattin İçli ve Kâmuran Yarkın'dır. Çünkü 3 hocamızın da iki mesleği olduğu halde, müzikteki başarılarını zirveye taşımaları beni çok etkilemiştir.

Murat’cım, sende koro şefisin ve son dönemde Türkiye’de açılan birçok Türk sanat müziği korosu var. Bu kadar çok açılması doğru mu?

Ben doğru bulmuyorum. Türk mûsikîsi korolarının eğitime yönelik olması gerekir ve ticari olmaması lazım.

Türk sanat müziği ses sanatçısı olarak ekrana çıkan ve özellikle ismi tanınmış olan kişileri şef yapmaya başladılar. Peki bu doğru mu?

Şeflik ve solistlik farklı bir şeydir. Hem solist hem şef olan kişiler var. Hocalarımız var. Mesela TRT radyolarında yapılan şeflik sınavına herkes lâyık görülmeyebilir. Şef, lider demektir ve yöneticilik demektir ama doğru şekilde yönetmek demektir.

Koroların ve cemiyetlerin Üsküdar Mûsikî Cemiyeti’ni örnek almaları mı gerekir?

Üsküdar Mûsikî Cemiyeti’ni örnek almak gerekiyor. Bende oradan yetiştim. Çok emekleri olan bir kurum. O dönemde, yaklaşık 20 yıl evvel çok önemli sanatçılar yetişiyordu. Emin Ongan ve Şeref Çakar hocalarımızdan sonra Üsküdar Mûsikî Cemiyeti'nin misyonunu kaybettiğine inanıyorum ama benim üslup hocam olan Âmir Ateş'in, o dönemi yaşatmaya çalışması bakımından çok büyük hizmetleri var, devam etmektedir ve takdire şayandır.

Peki yeniden o dönem nasıl canlanacak?

Türk müziğinde doğru şekilde eğitim alan ve eserleri doğru şekilde icrâ eden genç ve çok iyi donanımlı koro şefleri canlandıracak ve bu müziğimizin geleceği aktarılmasında büyük bir önem taşıyor.

Acaba korolarda verilen usul, nazariyat, solfej gibi dersler ve konserlerde okunan ağır klâsik eserler öğrencileri ve izlemeye gelenleri sıkıyor mu?

Günümüzde sıkıyor. İnsanlar meşk ve eğlence tarzı şeyler istiyor. Repertuarları halka yönelik yapmamızın zaten sebebi bu…

Günümüzde hiç sahneye çıkmamış şefler, koro elemanlarından ve onların ailelerinden masalar yaparak sahnelere çıkmaya başladı. Tabii bunda mekânların gala programlara yönelmesi ve sanatçılardan masa istemesi de etken. Yani masası olan ve sahne sanatçısı olmayan şefin sahneye çıkması uygun mu?

Profesyonel ses sanatçısının bir ayrıcalığı vardır, bir alt yapısı vardır. Hem solist ve hem şefse tabii ki sahne alabilir ama sadece şeflik yapan bir kişinin çıkması tabii ki çok uygun değil. Türk müziğini ticari hale getirmemeliyiz.

En sevdiğiniz makamları öğrenebilir miyiz?

Türk mûsikîsinin bütün makamlarını seviyorum ama Kürdîlihicazkâr ve Hüzzam’a karşı bir başka ilgim ve sevgim vardır.

TRT başta olmak üzere çeşitli özel radyo ve TV’lerde programlar hazırladın. Yeni projeler var mı?

Tabii ki yıllarca Radyo Alâturka’da, son dönemde de maalesef tük müziğine ulusal kanalların sahip çıkmaması nedeniyle, bölgesel kanallarda yapıyoruz. Geçmişte kaliteli müzik yapmış herkesi davet ediyoruz. Son iki yıldır Tek Rumeli TV’de yaptım ve şu an iki ayrı kanaldan da teklif var.

Kız çocuğu babasısınız ve ‘Kızım’ isimli şarkınız çok beğenildi. Bir babanın kızına seslenişi diyebilir miyiz?

‘Kızım’ şarkım bir babanın kızına seslenişi ile birlikte çocuklarımızın ve özellikle kız çocuklarımızın önemini ve geleceğe güvenle bakabilmeleri konusunda mesajlar veriyor. Benim için ayrı bir önemi olan ‘Kızım’ adlı şarkı, çocuklarımızın toplumda korunması, aydınlık geleceklere bakabilmelerinin sağlanması ve her türlü şiddetten uzak tutulması açısından da ailelere önemli mesajlar vermektedir. Çocuklarımızın geleceği için bu konularda daha duyarlı davranmamız gerekiyor.

Murat Seçkin'in 'Kızım' isimli şarkısını dinlemek için TIKLAYIN

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ali MUŞTU 1 yıl önce

Sevgili Onur ! Yine on numara bir röportaj sergilemiş ve değerli sanatçımız Murat Seçkin'le TSM hakkında güncel sorunlara değinmişsiniz... Evet her solist şef olamaz.. Şef olabilmek için sağlam bir alt yapı ve birikim olması gerekir.. Bugün her köşede bir koronun olması aslında Türk Müziğine zarar veriyor.. Bir taraftan halka musikiyi sevdirmeye çalışırken bir taraftan da sadece ticari düşünüldüğünden yetersiz ve eğitimsiz ellerde ne yazık ki zarar veriyor... Murat Seçkin çok doğru şeyler söyledi altına imzamı atıyor sevgilerimi iletiyorum...