Evet sevgili okurlarım. Uzun süredir sizlerle bu platformlarda beraberiz. Ne zamandır köşelerimde artık röportajlara başlamak istiyordum. Ve ilki çok önemli olmalıydı. Zaman zaman denedim ama iptal ettim. Ve sonunda uzun süredir peşinden koştuğum Mine Geçili beni geri çevirmedi ve sorularımı yanıtladı.

Bir yıldız…

Bir hanımefendi…

Bir güzel ses…

Bir o kadar sıcak…

Bir o kadar düşünceli…

Ve bir o kadar mütevazı…

Mine Geçili ile sanat, camiamız, müzik gündemi, Zeki Müren ve kendi projeleri ile ilgili konuştuk.

İşte o özel ve hiçbir yerde bulamayacağınız sorular ve cevapları…

Kısmet bu güneymiş. Çok memnun oldum ve teklifimi geri çevirmediğiniz için de ayrıca teşekkür ederim.

“SON NEFESİME KADAR ŞARKI SÖYLEMEK İSTİYORUM”

Türk sanat müziğinin yeni starı bence sizsiniz. Eğer gazinolar dönemi olsaydı Maksim’de siz olurdunuz diye düşünüyorum. Bu yolculuk nasıl başladı? Mine Geçili olma ve sesinizi fark etme döneminizi anlatır mısınız?

Güzel sözleriniz için çok teşekkür ederim öncelikle. Mine Geçili 1980 Amasya doğumlu. Müziğe başlamam annemle birliktedir. Çünkü Annem müzisyen, ablam müzisyen, bütün ailem müzisyen… Kuzenlerimin hepsi enstrüman çalıyor. Solist olan, söyleyenlerde var. TSM çocuk korosu ile başladı benim serüvenim. Sonrasında Samsun Belediye Konservatuarı Musiki Cemiyeti ile devam etti. Belediye Konservatuarı’ndan mezun oldum. Sonrasında da İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuarı Temel Bilimler Bölümü’nü bitirdim. Müzik yolculuğum hayatımın her anında benimle birlikte olmuş oldu böylelikle.

Yetenek anneden geliyor sanırım. Sosyal medyada son paylaştığınız Mürüvvet Geçili videolarınızı gördüm. Genetik mi? Başka güzel sesli var mı ailede?

İlk sorunun cevabına verdim sanırım farkında olmadan ama annem Aşık Veysel’in öğrencisi, anneannem Aşık Veysel’in öğrencisi. Aslında bizim ailede bir gelenek gibi müzisyenlik. Hem ailem, hem kuzenlerim. Dediğim gibi çalanlar, söyleyenler…

Sizi geniş kitlelere tanıtan sanırım ilk albümünüz Zeki Müren şarkılarıydı değil mi? Hele o ‘Bir Gönül Hikayesi’… Neden Zeki Müren?

Neden Zeki Müren? Çünkü Zeki Müren benim hayatımda çok önemli. Gerçi bütün Türk sanat müziği solistlerinin hayatında önemlidir ama benim ki daha bir farklı. Çünkü hayatımdaki en güzel ödülleri onun için düzenlenen ses yarışmalarında aldım. Bir tanesi Türk Eğitim Vakfı Ses Yarışması’ydı. 2003 yılında Zeki Müren dalında Türkiye 3.’sü oldum. Diğeri ise Bursa Büyük Şehir Belediyesi’nin düzenlediği Zeki Müren Yarışması’dır. Bu yarışmada da 1. oldum ve Zeki Müren adına düzenlenen birçok konserde konuk sanatçı olarak yer aldım. Ve bir gün evini gezerken, Zeki Müren’e bir teşekkür etmek istedim. Onun bestelerinden oluşan bir albüm yoktu, kendisi bile yapmamıştı. Belki haddim değildi ama o an kendi adıma böyle bir karar aldım. Ve bu albüm başlamış oldu.

“GENÇLER TÜRK MÜZİĞİNİ SEVMELİ”

Uzun yıllar sahne hayatınızda oldu. Fasıllar, meyhaneler. Güçlü sesiniz o dönemlerde de küçük bir zümrede şöhretti ancak, sizce neden bu kadar sürüyor sanatçının hak ettiği başarıya ulaşması?

Evet 17 yıldır sahne hayatım, koro hayatım devam ediyor fakat müzik yolunda ağır ve güçlü gidebilmek, yola devam etmek çok daha önemli diye düşünüyorum. Allah’ın hepimize kısmet ettiği bir zaman var. Yaşamamız gereken. Biz de bunu ağır ağır ama güzel bir biçimde yaşıyoruz.

Üsküdar Musiki Cemiyeti mezunu ve yıllarca Türk sanat müziği ile uğraşmış, artık popa dönmüş genç bir sanatçı olarak yavaştan TSM konusuna da girelim isterim. Bu husustaki ilk sorum çok klasik… Türk sanat müziği neden bu halde? Dinlenmiyor, tutmuyor, gençler sevmiyor durumları…

Ben bir koro çalıştırıyorum ve gençlerin Türk müziğini sevmediğini düşünmüyorum. Çünkü yaklaşık 45 tane üyem var ve yarısı genç. Kendi adıma zaten en büyük emelim ve arzum bu. Gençler mutlaka Türk müziğini sevmeli.

Sizce bu durumda TSM sanatçılarının mı etkisi var yoksa müziğin kendisinin mi? Yani “Kış kış cinler kış kış’ı dinlemek mi gençleri çekiyor, yoksa ‘deh deh düldül’ü mü? İkisi de aynı klasmanda zira…

Elbette solistlerin etkisi ve payı büyük… Yeni dönemden çok umutluyum. O kadar çok genç solist, o kadar çok Türk sanat müziği seven görüyorum ki umudum artıyor. Sizin gibi düşünmüyorum bu konuda. Türk sanat müziğinin gençler tarafından sevilmediği konusunda…

“ŞARKILARLA ÇOK OYNANMAMALI”

Eğer mesele bir sound meseli ise, Türk sanat müziği şarkılarının rock ya da pop uyarlamalarını beğeniyor musunuz?

Türk müziği eserlerine eğer dokunulmamışsa, sadece teknolojik anlamda ve yeni yapılan müziklerin katkısıyla, müziğin orjinali değiştirilmemişse tabii ki güzel şeyler de çıkabiliyor. Çok oynanmamak kaydıyla… Bizde ‘Gönül Penceresi’ni yapmıştık. Ama sadece Türk müziği sazları yerine brass takımı kullandık ilk aranjede. Bence abes kaçmadan ve şarkının özüne dokunmadan yapılabilir.

Özel hayata gireceğim ama Hüseyin Bitmez ile evliliğiniz iki denizin buluşması olsa gerek... Neler kattı size?

Evet. Hüseyin Bitmez ile evliyim. Bence Türkiye’nin en önemli udilerinden bir tanesi ve bir o kadar da mütevazı. İkimiz de birbirimize çok şeyler kattığımıza inanıyoruz tabii ki ama o benim hocam. Sonrasında hocamın benim eşim olması bir artı elbette. Çünkü mükemmel bir kişiliğe sahip… Ve çok iyi bir müzik yönetmeni olmasının yanında çok da iyi bir hoca… İkimizin bir arada olması benim için her iki anlamda da çok özel bir durum. Tabii ki birbirimizden müzik anlamında çok faydalanıyoruz. Ben hep ona ailemden sonraki en büyük şansım diyorum.

“BÜTÜN BİLDİKLERİMİ PAYLAŞMAK, AKTARMAK İSTİYORUM”

Mine Geçili hayatımızda hep olsun istiyoruz. Yeni projeler var mı? Mesela Arapça söylediğinizi biliyorum. Bir 'Enta Omri' dinler miyiz sizden?

Ben de elimden geldiğince, nefesim yettiğince şarkı söylemek istiyorum. Müzikal anlamda özellikle gençlerimize yönelik çok şeyler yapmak istiyorum. Kafamda o kadar çok proje var ki… Çünkü şarkı söylemeyi seviyorum. Şarkı söylemek nefes almak gibi benim için. Hayatımda yeri alan çok önemli bir durum… Ve bütün bildiklerimi, haddim olmasa da bütün bildiklerimi, kendimce doğru olan şeyleri aktarmak, öğretmek istiyorum, tabii ki kimseyi kırmadan. İnşallah Allah nasip etsin istiyorum, Son nefesime kadar şarkı söylemeyi. İyi bir insan olmak her şeyin başında ve elimden geldiğince güzel eserler bırakıp gitmek istiyorum bu dünyadan. Arapça şarkılara dönersek, evet Arapça okuyorum, Farsça okuyorum, Yunanca okuyorum. Birçok dilde şarkı okumaya çalışıyorum ve gerek televizyonda, gerekse sahnede çokça yer veriyorum. Enta Omri benim de çok istediğim, sevdiğim bir eser. İnşallah bir gün ben de seslendirmeyi istiyorum.

Maşallah… Şu kadar dilde şarkı söylüyorum diye hava atan şarkıcılar sizi bir dinlesin derim. Yeni projeler?

Elbette var. İki tane yeni beste olarak bir single’ım çıkacak yakında inşallah. Bunun haricinde bir korom var, onun konser projeleri var hali hazırda. Ve televizyon programları tabii… Televizyon ve kendi konser takvimi çalışmalarım mevcut…

Mine Hanım, samimi ve içten verdiğiniz cevaplarınız için çok teşekkür ediyorum. Umarım tüm dilekleriniz, yukarıda bahsettiğiniz temennileriniz gerçekleşir ve biz sizi hep dinler, güzel sesinizle hep mest oluruz.

Sevgiyle kalın…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.