Merhaba değerli okurlarım...

Bu yazımda sizlere basın danışmanlığını yaptığım Yaşam Koçu değerli dostum Zeynep Deniz Yüksel’in bilgilerini paylaşacağım...

Yaşadığımız her ilişki bizim aslında içsel iletişimimiz ve dışarıyı algılarken yansıttığımız duygu durumlarının parçasıdır.

Tüm ilişkiler zihnimizde şekilleniyor ve içimizde, bu iletişim alıcısına bir anlam yüklüyoruz. Yüklediğimiz anlam bizim daha önceki deneyim, beklentilerimiz, olmasını istediğimiz ve olmasını istemediğimiz maddelerle şekillenip bir kalıba oturuyor. Bizi etkileyen bir diğer negatif durum ise genellemelerdir ve arkasından çoğunlukla önyargı ile devam eden bu durumdan sıyrılıp farklı bir açıdan yaklaşmak gerekir. Bunu yaparken kendinize ve karşınızdaki kişiye doğru soru sormanın farkındalığını bilmelisiniz. Aksi takdirde başkalarıyla veya başkalarının ilişkisinde ki kişilerle mukayese ederek, geçmiş deneyimlerinizden, kulaktan dolma bilgiler, genelleyici ön yargılar, yanlış inançlar ilişkinizi etkileyecektir. İçine düştüğünüz her sıkıntı da kendinize derdinizi anlatacak bir arkadaş arayacaksınız ve insanlar sizi nereye kadar dinleyecekler bunu düşünün!

Mutlu zaman geçirmek, güzel şeyler paylaşmak, kendimizi iyi hissetmek, birlikte yol almak, birlikte eğlenmek, öğrenmek, beraberce bir şeyleri yapmak bizim ilişkimizde ki beklentilerimizin alt temalarıdır. Tüm bu paylaşımları yapmayı arzu ederken bu alışverişte sevgi, saygı, ilgi, güven, samimiyet vb şeyler isteriz.

İlişkide bir şey istemek zaten bir beklenti üzerinedir burada fark etmemiz gereken nokta bunun karşılıklı olmasıdır.

Peki karşımızdaki insan doğru mu, tüm bunlar için gözlem yapacak olsak o nasıl biri?

Doğru veya yanlış kişi diyebilmek için durumun beklentilerinizle doğru orantılı olması önemlidir. Şöyle basit bir örnek vereyim ayakkabı numaranıza uymayan bir numarada alışveriş yapmanız doğru olur mu? Beklentiniz nedir, numarası kaç? Peki ama her beklentinin birebir aynısını ilişkide nasıl bulayım diyorsanız, o zaman herkesin doğru kadın budur veya doğru erkek böyle olur dediği ve kategorize ettikleri ilişki türü için seçtikleri algıyı giymeye devam edeceksiniz.

İlişkilerin de tıpkı bir alışverişe benzediğini unutmayın. Bu alışverişi zorlaştırıp acı çekmek te, kolaylaştırıp mutlu olmak ta sadece sizin elinizdedir.

Karşınızda ki kadını veya erkeği düşündüğünüzde şu soruları kendi kendinize sormanızı tavsiye ederim. Özellikle yeni tanışmalarda veya ilişkinin başlarındaysanız bu sorular üzerinde biraz yoğunlaşın.

·Bendeki hangi değerlerime hitap ediyor?

·İlişkiyi algılama biçimim çoğunlukla nasıldır?

·Nasıl insanlar seçiyorum? Seçimlerim sonucunda kendimi nasıl hissediyorum?

·İlişkimde onaylayıcılar var mı? Varsa bunlar kim benim için anlamı nedir?

· Karşımda ki kadına / erkeğe beni etkilemesi için ona ne tür bilgiler veriyorum?

· Kendimin de farkında olduğumu yeterince yansıtıyor muyum? Bunu nasıl anlarım?

· Karşımdaki kadının /erkeğin beni tanımasına nasıl izin veriyorum?

· Geçmişte yaşadığım tüm deneyimlerden ve genellemelerden farklı olarak nasıl düşünebilirim?

· Karşımda ki bu kişiye bir beklenti oluşturdum mu? Oluşturdumsa bunu nasıl yansıtabilirim?

· Onun beklentisinin nasıl algıladım bundan farkında olmasını nasıl sağlarım?

· Karşımdaki bu insan benim seçimim olduğunun farkında mıyım ?

· Beni tamamlayan özellikleri var mı? olabilir mi?

· Kendimi ifade ederken olduğum gibi miyim?

· Bu ilişki benim için tamamlayıcı bir parça olabilir mi?

· Karşımdaki kişiye benim için önemli olan şeyleri doğru ve net olarak nasıl aktarıyorum?

· Karşımdaki kişinin bana doğru ve olduğu gibi mesaj aktarabilmesi için ona müsaade ediyor muyum, bunu nasıl yaparım?

· Karşımdaki kadınla /erkekle ortak bir anlaşma dilimiz var mı? Ortak kullandığımız bu dil nasıl bir ilişkiye dönüşür veya dönüşüyor? İş arkadaşı gibi mi, dostane bir akraba ilişkisi gibi mi, sevgili olabilecek türden özel mi yoksa tıpkı hemcinsim gibi sıradan bir arkadaşlık mı?

Unutmayın dil iletişimdir, tarzdır, yaklaşımdır… Kullandığınız dil ile bağlantı kurarsınız ve iletişim akar belirli bir süre sonra bu bir ilişki türüne dönüşür.

İlişkinizde bir problem varsa konunun muhatabı daima ilişkinizdeki insan ve içsel iletişim benliğinizdir.

Her ne kadar ailemize, yakın arkadaş veya dostlarımıza danışsak ta sonuçta yine kendi bildiğimizi uygulamaya meyilliyizdir. Elbette içimizi kapatmak yerine birilerine anlatmak iyi gelir fakat düşünün bu her zaman geçerli bir çözüm mü? Bu bir çözüm mü?

Bir problemi problem yapan şey bana göre zannetmek veya farz etmektir. Eğer ilişkinizde ciddiye aldığınız bir sorununuz varsa zannedip, farz etmek olayı daha da büyütür. En doğru şey ilişki yaşadığınız insana sormaktır.

Beni yanlış anlar mı diye düşünmek içinizde ki problemi daha büyük kurgulara dönüştürecek. Bu yüzden belki yanlış kararlar alacak ve hiç istemediğiniz şekilde bir anlaşılacaksınız.

İyi de beni dinler mi, anlar mı, nasıl anlatırım, artık çok geç gibi şeyler düşünüyorsanız bunu bir kez daha değerlendirin ve doğru şekilde yaklaşmak için bir yöntem geliştirin.

Hiçbir çözüme gidemiyorsanız sizin güven duyarak her şeyi anlatabileceğiniz iyi bir koç ile çalışın.

Koçluk sürecinde de mutlaka sabırlı olmanız gerekir ve yapıcı yönde çalışmalar için her adımda daha netleşerek bir farkındalık oluşturursunuz.

Enerjiniz bol olsun...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.