Onur Akay'ın Aydınlık Gazetesi'nde yayınlanan yazısı

‘Tarih elbette bu vefasızlığı yazacaktır’ Altın Kelebek ödülünü Zeki Müren’in elinden aldı uzun yıllar törene bile davet edilmedi!

Tarih: 11.12.2015 03:04
Onur Akay Resmi İnternet Sitesi

Zeki Müren’e doğum günü hediyesi olarak düşündüğüm 6 Aralık Türk Sanat Müziği Günü, TRT Müzik ekranlarında 2012 yılında yaptığım öneri ile kabul edilmişti. 
Bu sene 4. kez kutlanan 6 Aralık Türk Sanat Müziği Günü ve Zeki Müren’in doğum günü kutlu olsun. Aydınlık Gazetesi okuyucuları için, musikimizin yaşayan en önemli bestekarlarından Turhan Taşan’la, ‘Türk Sanat Müziği Günü’ ve Zeki Müren hakkında konuştuk. 
Aynı Çatı Altında, Üzüldüğün Şeye Bak, Öptüm Yanaklarından gibi çok sayıda sevilen şarkının bestekarı Turhan Taşan’ın, bugüne kadar geçen 49 yılda, 41 bestesi 130 defa kaset ve CD’ de yer aldı ve TRT Repertuarında 81 bestesi bulunmaktadır. 
‘Gözlerinden Dökülen Sevdanı Saklama Yar’ isimli bestesinin söz yazarı olmaktan şeref duyduğum değerli hocamız, “Milliyet Gazetesi Yılın En Sevilen 10 Şarkısı” anketlerinde ise 10 defa ödüllendirildi. 1987 yılında ise, Hürriyet Gazetesi’nden ‘Aynı Çatı Altında’ isimli bestesi ile ‘Altın Kelebek’ ödülünü Zeki Müren’in elinden alan Taşan, bu özel günde Türk sanat müziğine yapılan vefasızlığı anlattı. 
İşte o röportaj: 

| Bu sene 4.kez kutlanacak olan 6 Aralık Türk sanat Müziği Günü hakkında neler söyleyeceksiniz?
Sevgili Onur Akay, çok güzel bir düşünceye imza attığın için seni tebrik ediyorum. Zeki Müren gibi sanatçılar insanlık tarihinde 100 senede bir gelirler. İnşallah bu gibi değerler gereği gibi hatırlanırlar ve saygı görürler. 

| Zeki Müren’le bir anınız var mı?
En büyük anım 1987 senesinde, Hürriyet Gazetesi’nden ‘Aynı Çatı Altında’ isimli bestemle ‘Altın Kelebek’ ödülümü Zeki Müren’in elinden almamdı. Övgü dolu sözleri video kayıtlarında var. Geçtiğimiz günlerde 42. Altın Kelebek Ödülleri 32 dalda sahiplerini buldu. Ancak Türk sanat müziği dalında ödül yoktu. 

| Sizce neden? 
Bu yıl yapılan Altın Kelebek Ödül Töreni için aslında söylenecek çok söz var. Birincisi, Türk müziğini unuttular senelerdir. Unutturmanın inadını sürdürüyorlar. İkincisi de, geçmiş yıllarda Altın Kelebek almış bizlere, en azından birer nezaket davetiyesi gönderebilirlerdi. Altın Kelebek aldığım ilk yıllarda bu nezaket davetleri yapılmıştı. Şimdi böyle bir şey yok. Popüler kültür ön planda ve bizler o kültür kavramı içinde yer almamaktayız. Tarih elbette bu vefasızlığı yazacaktır. 

| TRT Nağme’de yayınlanan ‘Yeni Şarkılar’ isimli programı hazırlıyor ve Dilek Demirbilek Topçu ile birlikte sunuyorsunuz. Türk sanat müziği sanatçıları sizce yeni bestelenen eserlere ilgi gösteriyor mu? Nostalji yapmak sizce kolaya kaçmak mıdır? 
TRT Nağme’de “Yeni Şarkılar” isimli program benim Türk müziği ile hayallerimden biri idi. Çok iyi niyetle programa başladım. 8 ayda tam 116 bestekâr ve 116 güfte şairinden arşiv kayıtlarına girmemiş Fantezi ağırlıklı eserleri TRT arşivine kazandırdım. Bazı sanatçı arkadaşlarımızın da benimle aynı heyecanı hissettiklerine tanıklık ettim. Ne yazık ki solist sanatçılarımız gereken ilgiyi göstermedikleri gibi, bazıları hakkımda şikâyette de bulundular. Sadece o bazı sanatçılar değil, bazı güfte şairi ve bestekârlar da bu şikâyetlerini internet ortamına taşıdılar. Eserlerine yer verdiklerim bile... Sadece Program da idari bir tasarrufla orada kalmış oldu. Ancak mevcut kayıtlarla 52 haftalık yayın süreci devam etmektedir. Nostaljiye kaçmak tabii ki işin en kolay yanı... Musikimiz bu şekilde korunamaz. Gelecek kuşaklara anlatılamaz, ulaştırılamaz. Bunun bir Kültür politikası olarak ele alınması ve yaptırımı olması gerektiğine inanıyorum. 

GÜNÜMÜZ YORUMCULARI HAKKINDA DÜŞÜNCELERİNİZ?
Son yüz yıllık müzik tarihimiz içindeki yorumcuları hatırlarsak, hemen hepsi en az birer şarkılarıyla bugüne kadar gelebilmişlerdir. Görsel medya o zaman bugünkü gibi değildi. Televizyon bile yoktu. Sadece radyo mikrofonlarından ulaştırdıkları sesleriyle abide isim oldular. Bugünkü sanatçılar arasında kendilerine yapışmış bir şarkıyla gündemde olan kaç sanatçı varsa, işte onlar başarılı olmuş sanatçılardır ve gelecek kuşaklara isimlerini taşıyacaklardır. Türk sanat müziğinin günümüzde neredeyse hiç dinlenmediği gibi bir algı var. 

| Doğru mu?
Evet doğrudur. Konser salonlarındaki izleyenlerin yaş ortalamasına bakarsanız bu tespiti sizler de kolayca yapabilirsiniz. Gelişmiş ülkelerdeki müzik tüketicilerinin 25 yaş grubuna kadar olanlardan oluştuğu araştırmalar sonucunda ortaya çıkmış. O halde bizler kendi müziğimizi 25 yaş gurubuna kadar olan gençlerimize, çocuklarımıza sevdirip, dinletemezsek ve en önemlisi onlara söyletemezsek müziğimizi gelecek kuşaklara taşıyamayız. Çünkü taşıyıcı onlardır. Onlar bizim yaşlara geldiklerinde çocukluk, gençlik yıllarındaki şarkıları da beraberlerinde o yaşlarına kadar taşıyacaklardır.

Onur Akay/Aydınlık Gazetesi - 6 Aralık 2015

Etiketler: Onur Akay'ın Aydınlık Gazetesi'nde yayınlanan yazısı Turhan Taşan röportajı Onur Akay Köşe Yazıları
Tarih: 11.12.2015 03:04
Yorum Bırak