Sevgi ile şehvetin karıştırıldığı bir dönemde gerçek sevgiyi tarif etmek Kaf dağındaki efsane Anka kuşunu tarif etmek arasında fark yok gibi. Peki, neden sevgi muamması yaşanır insanlar arasında ve neden çoğu insanın sevgi tarifiyle gerçek sevgi arasında organik bir bağ kurmanız hemen hemen imkânsız olur.

Gözün işi de görmektir?

Sevmek insanı hayata bağlayan ve hayatta kalmasını mutlu olmasını sağlayan en önemli yaşamsal gerekliliktir. Sevgiyi görmeye bağlamak aslında sevgiyi göze hapsetmektir, sevgi görsel boyutta olduğundan dolayı insan gördüğü kadar sevmektedir ama gözün menzili kısadır. Göz güzellik görür ya da çehrede gamzeli gülüşler ya da etkileyici bakışlar. Bu görüşler sevgide bağlayıcımıdır belki de evet ama tamamen öyle olsaydı herkes güzel kadına ya da yakışıklı erkeğe âşık olurdu. Demek gözle görmek dokunmak aldatıcı olduğundan dolayı, sevgiyi görmeye bağlamak kısır ve verimsiz bir toprağa ekin ekmek gibidir ve nefsanî bir duygudur. Görerek sevmeyi hoşlanmak ya da arzulamak olarak da tarif edebiliriz.

Sevgiyi göze bağlayanların birlikteliliğinin çabuk çöktüğünü bu asrımızdaki boşanmaların çokluğuna bağlayabiliriz. Neden? Diyeceksiniz. Çünkü kadın ve erkekler bugün daha bakımlı ve daha göz doldurmaktalar. Eğer görsellik sevgiyi artırsaydı birliktelikler daha uzun olurdu. Asrımızdaki bu tezat elmayla armudu birbirine karışmak gibidir. Yani Sevmek Gönül işidir. Gözün işi ise görmektir. Göz görür gönüle yollarsa gerçek sevgi oluşmaya başlar. Ama gören göz kadının ve erkeğin çekiciliğine hapsolursa, kadınlar en yakışıklı erkek, erkeklerde en güzel kadın arayışına yönelir kimse kimseyi çekmez aldatmalar boşanmalar tahammülsüzlük tavan yapar ve bu asrımızda da ne yazık ki her aileye bulaşacak derecede bir sorun olarak karşımızda durmaktadır.

Sevgi gönül işidir…

Bir insanı hiç görmeden sevmek, ona dokunmadan varlığını hissetmek, onu görme imkânı yokken yakınında hissedip kalbinde yaşatmak sevginin aşamalarıdır. Bu sebeple diyebiliriz ki sevgi gönül işidir. Kimilerine göre “görmeden bir insan bir insanı nasıl sevebilir “ diyenlerin kalpleri işlevini yitirmiş ve ruhu bırakıp bedene âşık olmuşlardır.

Düşünsenize Hz. Muhammed (s.a.v) bir hadisi şerifinde İstanbul’un alınacağını haber verip fethedecek olan komutan ve askeri övmesinden sonra asırlarca Müslümanlar canlarını hiçe sayıp, bu söze nail olmak için İstanbul’a akınlar düzenlemişlerdir. Bunların hiç biri Peygamberi görmeden neden nasıl sevdi ki, tek bir sözünün muhatabı olmak için hayatını vermeği hangi gözle görüp de istemiştir. Ya da Veysel Karani’nin Peygamberi görmeden sevmesi, destansı bir şekilde günümüze dek anlatılmaktadır. Ya da bizi yaradan Allah (c.c)’ ı görmeden sevmemiz ve içimizde hissetmemiz nasıl izah edilmelidir.

Ne diyor Mevlana hazretleri, “İlla birini seveceksen dışını değil içini seveceksin. Gördüğünü herkes sever ama sen görmediklerini seveceksin. Sözde değil özde istiyorsan şayet tene değil cana değeceksin”

Sevgi beden hapishanesinden kurtulup ruha yönelirse Aşk olur. Aşk ise gözle görür ama gönülle beslenir. Gözden ırak olduğunda da gönül unutmaz sadık olur sevgiliye. O zaman gönül yurdunda tahtına oturan sevginin gözlere ihtiyacı yoktur. Görmeden sevmek, iki ayrı kıtada da olsa muhatapları yeni bir güneş doğduğunda onla uyanmaktadır elini kolunu bacağını taşır gibi, onu da yüreğinin en ücra yerinde taşımaktadır.

Sevgi en kıymetli hazinedir. Onu mutlaka layık olanlara harcamak gerekir. Ama sevgiyi, şehvetle hoşlanmakla arzulamakla karıştırmamak gerek. Düşünün sevdiğiniz kadın kaza geçirdi sakat oldu bir uzvunu ya da kadınsal vasıflarını kaybetti ya da çok çirkin bir duruma geldi. Ya da tamamen sizin bakımınıza muhtaç hale geldi. Onu gözemi yoksa gönüle mi havale edeceksiniz. İnsanların sevgiyi gözlerini kısa bir süreliğine de olsa kapatıp yüreğiyle sorgulamalı. Kalbinin sesini, tüm bedensel arzulardan sıyırıp hakiki anlamını idrak etmelidir.

Mevlana’nın duası ile sonlandıralım yazımızı:

“Lisаnı аğızda olаnı değil; Lisаnı gönülde olаnlаr yâr еt bizе… Tеbеssümü simаsındа olаnı dеğil; Tеbеssümü gönüldе olаnlаr kаt bizе… Аşkı tеndе sаnаnı değil; Аşkı ruhundа cаn bilеnlеrе аrаt bizi.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.