İzmir Konak Halk Eğitim Tiyatrosu’nda eğitimi alan Tevfik İnceoğlu, 1992 yılında ‘Mahallenin Muhtarları’ isimli efsane dizide oynadığı deli rolü ile Türkiye’nin dikkatini çekmişti. Kaygısızlar isimli dizi ile gönüllerde taht kuran İnceoğlu, Tiyatro eğitmenliği de yapmaktadır. Kristal Elma Ödülü sahibi olan ünlü oyuncu sinema ve reklam filmlerinde de rol aldı. Benim için çok değerli olan ve yeri bende her zaman çok ayrı olan Tevfik İnceoğlu, çok mütevazı ve duygusal biridir. Değerli sanatçımız, bana yaşadığı iki ayrı komik anısını anlatınca, bende sizlerle paylaşmak istedim.

İşte Tevfik İnceoğlu’nun özel hayatında ve sahnede yaşadığı komik ve çok ilginç iki anısı…

Tevfik İnceoğlu: Ben koyu Galatasaraylıyım ve İzmir’den kıramayacağım bir arkadaşım Fenerbahçe-Galatasaray maçını seyretmek için İstanbul’a geldi. Kıramadım Kadıköy’e maça gittik. Aslında maç seyretmeyi hiç sevmem. İlla tutturdu maçı Fenerbahçe tarafları ile seyredeceğiz diye. Onu da kabul ettim. Maçtan önce döner yiyelim dedi. Girdik dönerciye birer yarım söyledik. Ablam ve bende sarı kırmızı hiç bir şey yok. Ama etrafımızda ki herkes yüzler eller hatta saçlar bile sarı lacivert boyanmış. Dönerlerimiz gelmiş. O zamanlar Nokia 3210 en popüler telefon. Tek özelliği mesaj ve konuşma. Zil sesini kendin yapıyorsun o türden yani. Neyse dönerimden bir ısırık alacağım, benim telefon çaldı ama zil sesi Cimbom Marşı… Kovboy filmlerindeki kasabalardaki gibi bir ortam oluştu, hani kasabaya bir yabancı gelir… Bütün gözler bizim masaya döndü. Allah’tan arkadaşımda Fenerbahçe renklerine bulanmış. Ama ben korkudan kış günü ter içinde kaldım. Düşün ben ve ablam Galatasaraylı ama etrafta herkes Fenerbahçeli. En az 20 kişi var ve atmosfer Türkiye derbisi. Oradan biri kardeş al bir bardak su iç ve hemen o melodiyi değiştir seni televizyondan tanıyoruz ama maç esnasında telefon çalarsa seni kimse kurtaramaz. Ben telaşla melodiyi değiştirdim ama ne ile değiştirdiğimi asla bilmiyorum. Dönerlerimizi yedik maça girdik. Her taraf Fenerbahçeli bir tek ben ve ablam Galatasaraylı… Yaslandığım tabeladaki yazıyı okudum ve aynen şöyle yazıyor. “Yabancı taraftar oturamaz yönetim olarak sorumluluk kabul etmiyoruz.” Ben dönercideki durumu düşününce melodiyi değiştirdiğim için bir oh çektim, o sıra benim telefon çaldı. Çalan melodi çok manidardı Cenaze marşı…

Bir gün ilçenin birindeyiz. Tiyatro oynayacağız. Tiyatro başlamadan evvel oranın görevlisi geldi ve sağolsun bizimle ilgilendi, çay getirdi… Ondan sonra biz o çayı içtik. Ve adam biz oyuna başladıktan sonra tekrar salona girdi. Sonra oyunun yarısına kadar oyunu seyretti. Sonra tam oyunun yarısında ben sahnedeyken yanıma geldi. Ayağımı dürttü ve bana ne dedi biliyor musun? “Neyse ben boşları alayım da gideyim.” Dedi… Bu benim en unutulmaz ve en komik anılarımdan biridir. Daha bunun gibi birçok unutulmaz anılarım var…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kayze Barış 1 ay önce

Süper adamdır tevfik bey. gıyabında tanırım Saygılar