Oyunculuk sektöründe çok önemli projelerde bulunmuş, başarılı oyunculuk performansıyla halkın sevgisini kazanmış fenomen dizilerin aranılan yüzü. Sert görünüşün ardında pamuk gibi bir kalbe, mütevazı yapısıyla çok özel biri olan Kurtlar Vadisi Pusu’nun unutulmaz karakteri “Kibritçi Yılmaz” ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Bu röportajımızda özel bir isim olan Bekir Aslantaş’la hayatın birçok önemli evresine dokunup yaşanmışlıkları tüm çarpıcılığıyla gözle önüne serdik.

Sevgili Bekir, her zaman böyle cool bir yapıya mı sahipsin?

Yapı olarak ciddi ve ağırbaşlıyımdır. Beni sevenler gördüklerinde sırf duruşumdan dolayı yanıma gelmeye çekinirler. Esasında çok sakinimdir. Oturmam kalkmam ölçülüdür. Bilmediğim bir konu hakkında fikir yürütmem ama iş mesleğimse 24 saat konuşabilirim. Paylaşımcı olduğumdan edindiğim izlenimleri başkalarıyla paylaşmak bana keyif verir.

Popüler kişilere ulaşmak onlarla genelde zordur. Sizin tarafınızdan bu olay nasıl?

Tanınmış biri olduğumuzdan dolayı 7’den 70’e birçok kişi bana ulaşmaya çalışıyor. Sosyal medyayı aktif kullanıyorum. Önemli bir derecede takipçi sayım var. Bana ulaşmaya çalışan, merak ettiklerinin cevabını almak isteyen kişilere birebir cevap yazıyorum. Onları önemsiyor sevgilerine layık olmaya çalışıyorum. Sevgi ve saygı zaten karşılıklı olması gerekmez mi?

Kesinlikle gerekli, bu davranışınız pek alışık olduğumuz bir şey değil aslında…

Hayran psikolojisini iyi bilen biriyim. Oyuncu olmadan evvel ulaşmak istediğim ama bir türlü ulaşamadığım isimler oldu. O yüzden bana ulaşmak isteyen kişilere muhakkak yanıt veriyor hatta cep telefonumu isteyen herkese veriyorum.

Sektöre girmek, aranılan bir yüz olmak, rollerinize verdiğiniz kişilikle sevgi ve nefreti hissettirmek nasıl bir duygu?

Tanınmam ve en önemli çıkışım Kurtlar Vadisi ile oldu. Bu diziden evvel yaklaşık 50’ye kadar projede yer aldım. Geneli iyi projelerdi bazıları kısa soluklu oldu, bazıları ise reytinge kurban gittiler. En büyük şansım Osman Sınav gibi önemli isimlerle çalışmak oldu. “Kılıç Günü” bunlardan biriydi. Orada namlı bir kabadayıyı canlandırmıştım.

Genellikle oynadığınız rollerde kötü adamı canlandırdınız. Kötü adam olmak nasıl bir duygu?

“Yak Yılmaz diyorlar”

Haklısın, çoğunlukla mafya adamı rollerini oynuyorum. Seyirci beni böyle sevdi. Sanırım bu tipleme üzerime yakışıyor fiziğimle de tamamlıyor diye düşünüyorum. Şimdiye kadar Kuzey Güney, Fatmagül’ün Suçu Ne, Arka Sokaklar, Güzel ve Çirkin gibi birçok fenomen olmuş dizide yer aldım. Ancak hiçbir etki Kurtlar Vadisi Pusu’da ki psikopat Yılmaz karakterinin yarattığı etki gibi olmadı. Dizi tarihinin en farklı rolüydü diyebilirim, silah kullanmadan yakarak adam öldürüyordum. Hala bulunduğum ortamlarda “Yak Yılmaz” diye sesleniyorlar. Sanırsam bu rolle unutulmaz karakterler arasına girdim.

Oyunculuktan konuşurken gözlerinizin içi gülüyor. İşinizi yaparken neler hissediyorsunuz?

Oyunculuk benim için aşk. Halkın sevgisini, takdirini kazanmak ve bunu hissetmekte beni tarifsiz mutluluğa sürüklüyor.

Şöyle baktığımda karşımda bakışlarıyla etkileyen karizmatik bir adam var. Bekir, çapkın mısın?

Konuya şöyle gireyim, 50 yaşındayım ve başak burcuyum. Bir erkeğin çapkın olması, kadınlar tarafından taciz edilmesi için popüler olması gerekmez bu biraz egoyla ilgili. Sokağa çıktığımda her kadına bakarım ama bakmam bir şeyi değiştirmez. İster zengin ol ister yakışıklı son kararı karşındaki kadın verir. Özetle söylersem erkeğin çapkını olmaz, kadın erkeği tavlar. Ayrıca çok kadınla birlikte olmakta çapkınlık değildir. Çapkınlık özgüven ve cesaret ister. Benim kitabımda asıl çapkın olan kadındır.

Kadınlardan ne tür teklifler alıyorsun?

Sosyal medyadan birçok bayan tarafından tipimsin, bakışın beni çekti, esmersin tam benliksin, çok seksin diye mesaj çekiyorlar hatta evlilik teklifleri bile alıyorum. Yapı olarak kadınlara çok değer veren, kibar biriyimdir. 50 yaşındayım ama hâlâ ana kuzusuyumdur.

Bu kadar tercih edilen biri olarak niye evlenmiyorsun?

"Hâlâ o kadına aşığım"

Aşk evliliği istiyorum hani derler ya ilk görüşte kalbinizde kelebekler uçuşsun. Araştırmalara göre insan hayatında üç kez aşık olurmuş. Ben bunlardan birini gençlik yaşlarımda yaşadım. Gerçek aşkı ise 30’lu yaşlarda farlı bir sektörde çalışırken yaşadım. Evliliğe gitmemesinin nedenini o dönem yoğun iş tempomum olması ve kendimi evliliğe hazır hissetmem oldu. Sonucunda olmadı ve hâlâ o kadına aşığım.

Yeni projeler var mı?

İki sezon dizi olmadı ancak çok seçici olduğumu özellikle belirtmek isterim. Kötü adam rollerini canlandırdığım için seçim şansımız çok fazla olmuyor. Geçen sezon iki sinema filminde yer aldım. Bunlardan biri dönem filmi olan “Zor Yıllar” oldu. Ayrıca bir festival filmi olan ”Troya Hazineleri” projesinde papazı canlandırdım. Kısacası işime aşığım dünyaya bir daha gelsem yine oyuncu olmak isterdim. Oyunculuk kariyerimin yanı sıra sosyal sorumluk projelerinde aktif yer alıyorum. Çağrılan her davete gidiyor, ihtiyaç sahibi kişilere destek amaçlı çalışmalar gerçekleştiriyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.