Küçücük yaşlarda elindeki ilk oyuncak bebeğiyle başlar annelik duygusu. Sevgi, vicdan, sarıp sarmalama, hassasiyet, koruma duyguları… Onun saçını tarayarak, giydirerek, banyo yaptırarak, ninni söyleyip uyutarak büyümeye başlar bu duygular. Büyüyüp de anneliğe gerçekten adım atıldığında içinde var olan o asıl ve asil duyguyu tadıp bu defa kendi canından, kanından yavrusunu saklar, korur, kollar…

Ağlasa da, gülse de; yavrusuna hiçbir yanlış ya da acıyı göstermeden yaşar anne. Annelik, bencil olmayışın sınır noktasında bulunan ve vicdanın en derininde yeşillenen bir duygudur. Bu duygu ne imha edilebilir ne de herhangi bir yerden elde edilebilir. Bu duygu, Allah’ın kadınlara bahşettiği hücrelerden bir tanesidir. Öyle bir duygudur ki bu, kartopu gibi büyüyüp çığa dönüşür…

Sen de küçücük bir bebektin. Canın annenin bu çığ duygularıyla büyüdün. Dünyada veya ahirette hâlâ da aynı çığ arkanda, yanında. Pamuk eli hep üstünde… Kaç yaşına gelmiş olursan ol, onun yüreğinde sen hâlâ miniciksin.

Evlenirsin. Aile kurarsın. Anne olursun, baba olursun. Aynı çığ duygularla dünyaya getirdiğin yavruyu sarıp sarmalarsın. Ya da eşinin yavrularına aynı çığ duyguyla bakışının şahidi olursun.

ANNE OLMAK/OLABİLMEK bitmez bir olgudur.

Bugün anneler günü; kutlu olsun. Her gün anneler mutlu olsun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.