Abartmadan ifade etmek gerek, müzik sektöründe yapılan bir sahtekarlık yüzünden bütün dünyaya rezil olduk. Sputnik Haber Ajansı, bültenlerinde bütün dünyaya birinci haber olarak geçti.

Şimdi merak ediyorum, daha evvel kaç grup sahte testlerle gitti ve döndü. Ama Bülent Ersoy'la gidenler dönmedi. Bütün işlemleri müzisyenler adına birileri yaptı. Adları sanları ortalarda yok ve şimdi evlerinde vicdanları sızlamadan oturuyorlar. Birileri bu testlere onay verdi. Onlarda evlerinde.

Peki müzisyenler?

Onlar kelepceli ve hapishanede... Yapanlar serbest, evrakları ellerine tutuşturulanlar 1 aydır parmaklıklar ardında, aileleri perişan...

Bu ülkemizde aktif çalışan sanatçılarımızın hemen hepsinin başına gelebilecek bir durum.

Maalesef olay Bülent Ersoy ve ekibinde patladı. Nedeni çok basit. Ülkemizdeki sanatçıların %99'u menajer ile değil organizatör ile çalışyor. İşin acısı menajerle çalıştıklarını zannediyorlar.

Bu organizatör/menajerilerin tamamı onlarca sanatçı ile çalışıyor ve dolayısı ile hiç birine yeterli hizmeti veremiyorlar. Yaptıkları iş sadece iş bağlamak ve  %10/50 arası  komisyonlarını almak. Yapılan her aktivite mübah. Öyleki sanatçı sahneye çıkacağı şehir ve mekana genellikle kendisi gidiyor. Yanında bazen organizatör/menajerlerin bir elamanı oluyor, o da hiçbir şeye vakıf olmadığı için gelişen olaylara müdahale edemiyor.

Peki bu olaydan Bülent Ersoy'un haberi var mıdır?

Aldığım bilgilere göre hayır. Hiçbir şekilde haberi yok. Zaten az çok tanıyanlar bilir ki, Bülent Ersoy'a hiç kimse böyle bir sahtekarlık yapıldığını söyleyemez, söylemeye cesaret edemez, söyleseler de kabul ettiremez. Peki bu olaydan sonra Bülent Ersoy, organizatör/menajeri için nasıl bir tavır aldı.

En azından kamu önünde... Kanımızca hemen ilişkisini bitirmesi ve bunu bir basın toplantısı ile açıklaması gerekirdi. Bu olaydan menajer/organizatörün haberi olmaması imkansız. Her şeyden haberi vardır, bilgisi altında yapılmıştır. Müzisyen arkadaşlara raporların  dağıtılmasını sağlamıştır. Hatta bu olaydan sonra kendisini mahkemeye vereceğini söyleyen hapisteki müzisyen arkadaşları susturmuş.

Her şey tamam da müzisyenlerin hiç mi suçu yok?

Ellerine tutuşturulan sahte belgelere, sahte olduğunu bile bile niye itiraz etmemişler?

O da ayrı bir tartışma konusu. Maalesef ülkemizde özellikle orta yaş ve üstü sanatçılar bu hataya düşüyorlar. Bu sanatçıların hemen hepsi çok ciddi paralar kazanıyorlar. Sadece kendileri ve ekibi  ile iilgilenecek, kendileri için çalışacak maddi, manevi hukuki, ekonomik, sosyal, mali velhasıl tüm sorumuluklarını yüklenecek gerçek menajerler ile çalışmıyorlar.

Umarım bu olay ders olur, bundan sonra gereken tedbirleri alırlar.

Bunu Türkiye'de yapan cok az sanatçı var. Tarkan bunlardan biri... Başarısı ortada...

Kulaklara küpe olması için yazımızı olması gereken gerçek menajerin tanımı ile bitirelim...

Menajer, sanatçısı için proje araştırmaları yapan, analiz eden, öngörü sahibi, sanatçının kendini geliştirmesi ve hayatında  doğru adımlar kaydetmesine öncülük eden liderdir. Sanatçının stilinden, sahne kostümüne, seyahatlerinizden, içtiği sıcacık bir fincan  kahveye kadar, tüm sanat yaşamında hem motivasyon kaynağı olur, hem de marka iletişimini üstlenir.  Bir menajerin planlayan, organize eden, strateji belirleyen, koordine eden ve detayları önemseyen yapıya sahip olması önemlidir. Sanatçıların markalaşma yolunda, istikrarlı, bilinçli ve  bir sonraki adımlarını doğru atmaları gerekir. Menajer bütün bunları sağlayacak insandır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.