Hiç bir ağacın altında oturup kitap okudun mu?

Ya da suyun sesini dinledin mi sessizlikte?

Ya da coşkun bir şelalenin yamacında ıslandın mı?

Bir taşın üzerinden başka bir taşa atladın mı çocuklar gibi?

En son ne zaman güneşin batışını izledin sevdiğinle?

Ya da ne zaman sevdin bir keçinin gülümseyen yüzünü onu kurbanlık et olarak görmeden?

Ne zaman yedin dalından taze bir meyve?

Ne zaman çektin içine kekik kokularını?

Rüzgârın sesini dinledin mi hiç?

Bir köye gidip de yaşlı amcalarla, teyzelerle sohbet ettin mi?

Bir tarlaya girip de taze taze domatesler aldın mı şöyle mis gibi toprak kokulu?

Bulutları izledin mi ya da ay ışığının yaydığı mucizevi enerjiyi hissettin mi iliklerinde?

Çimenlerin üzerinde ne zaman uyudun örneğin?

Ya da yıldızların altında?

Ne zaman bir köy çeşmesinden akan buz gibi dağ suyunu kana kana içtin?

Ne zaman güneşin doğuşunu izledin bir kahve eşliğinde?

Biliyorum okurken bile hayallere daldın…

Belki hayıflandın belki yaptıklarını saydın…

Ama hayat sandığın kadar çetrefilli değil!

Yalnızca çetrefilli olduğunu dayatmaya çalışıyorlar ve sen de robotlaşıyorsun farkında olmadan

Unutma!

Sen bir insansın!

Nefes almaya ihtiyacın var!

Burundan alınan nefes yaşamak için yeterli değildir!

Beyninin ve yüreğinin, ruhunun ve bedeninin de nefes almaya ihtiyacı vardır.

İhmal etme kendini!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.