Aşk şehri Paris; âşıklar için bir mıknatıs; Dünyanın sanat ve kültür uzmanları için sarsılmaz bir doğal cazibe merkezi ve modanın dünya başkenti. Filmlere, romanlara, aşklara konu olan Paris; diğer adı ile “La Ville Lumiere” yani "Işık Şehir."

Tüm dünyada anıtları, modası, kültür-sanat yaşamı ile bilinen Paris, dünya tarihinde de önemli bir şehir.

Fransa, Paris değildir ama Paris Fransa'dır.

Paris, her zaman herkesin ilk gitmek istediği, sonrasında vazgeçemediği bir şehirdir. Geçmişinin çok versiyonlu hikâyesi onu çekici kılıyor olsa gerek.

LA TOUR EIFFEL -EYFEL KULESİ

Filmlere, resimlere, şarkılara, şiirlere konu olmuş, şampanya ve rüyalarla beslenen hiç uyumayan aşkın Paris’de ziyaret edecek yerlerden söz edilince ilk aklımıza gelen Eiffel Kulesi.

Paris şehir merkezi yirmi bölgeye ayrılmıştır. Gezilere genellikle birinci bölgedeki Paris’in en önemli sembolü olan Eyfel Kulesi ile başlanır. Kimilerine göre kule, kimilerine göre yere düşmüş dondurma külahı olsa da, Eyfel Kulesi’nin dünyanın en ikonik yapılarından biri olduğu inkar edilemez bir gerçektir. 1889 Dünya Fuarı için inşa edilmiş olan bu dökme demir kule, 1931 yılında Empire State Building yapılana kadar 320 metre yüksekliğiyle dünyanın en büyük yapısı unvanına sahipmiş.

TROCADERO MEYDANI

Trocadero Meydanı; Eyfel Kulesi ve Seine Nehri‘nin hemen yanında bulunan bölge. Eyfel Kulesi muhteşem manzarasını bu meydanda veriyor. Bölgedeki en önemli yapı Palais de Chaillot’tur. Trocadero Meydanı’nda çeşitli sokak sanatçıların gösterilerini izleyebilir, yılın belli zamanında ev sahipliği yaptığı eğlencelere, organizasyonlara katılabilirsiniz.

CONCORDE MEYDANI Place de la Concorde

Concorde Meydanı; Fransa’nın ikinci en büyük meydanıdır. İtalyan yazar, gazeteci ve diplomat olan Curzio Malaparte, "Concorde Meydanı; meydan değil, aydınlıktır" demiştir. 1763 yılında açılışı gerçekleştirilen meydanın ortasında, 23 metre uzunluğunda, 280 ton ağırlığında, İstanbul Sultanahmet Meydanı’ndaki dikilitaşın bir benzeri yer almaktadır. Bu dikilitaş 19. yüzyılda Mısır Hükümeti tarafından Fransa’ya hediye edilmiş ve ardından Mısır Obeliksi olarak da anılmaya başlanmış. Üzerinde, II. Ramses’in hükümdarlığını anlatan çeşitli hiyeroglifler yer almaktadır. Şehrin pek çok yerinden görülebilen La Grande Roue; Dikilitaşın arkasındadır. La Grande Roue, 1900 senesinde inşa edilmiş olan 100 metre yüksekliğinde bir dönme dolaptır. 1980'lere kadar dünyanın en büyük dönme dolabı unvanını korumuştur.

ZAFER TAKI-Arc de triomphe

Charles de Gaulle Meydanı’nın ortasında bulunan Zafer Takı ( Arc de triomphe de l'Étoile) 1806 yılında Napolyon Bonapart tarafından inşa ettirilmiş. Napolyon, savaşdan galip gelen Fransız askerlerine seslenerek, “Evinize zafer taklarının altından geçerek döneceksiniz,” demiştir. 1923 yılından beri sönmeden yanmaya devam eden ateş, I. Dünya Savaşında ölen Fransız askerlerinin bulunduğu Meçhul Asker Mezarı (Tombe Du Soldat Inconnu) ve anıt üzerindeki “Gidiş, Direniş, Zafer, Barış” anlamına gelen dört büyük heykel turistlerin odak noktası. Zafer Takının, sağ tarafında "De Gaulle au pouvoir" (De Gaulle Iktidarda ) ve sol tarafında ise "Vive De Gaulle" (Yaşasın De Gaulle) yazılıdır.Bu arada De Gaulle'ün Fransa ile ilgili şu sözünü de hatırlayalım:

“Üç yüz yirmi beş çeşit peynir üreten bir ülkeyi yönetebilmek kolay değil.”

ŞANZELİZE BULVARI Champ Elysees

Paris’in en güzel caddesi Şanzelize’de...

Kafeler, restoranlar, şık butikler, sinema ve tiyatrolar bulunmaktadır. Şanzelize eskiden büyük bir tarlaymış. Fransızca'da Champs tarla,Elize de Saray'ın ismi.Şanzelize Caddesi üzerinde, Lido Show gösteri merkezi dünyanın en eğlenceli kabarelerini sunar. Birçok turist için en eğlenceli gezi noktalarından biridir. Sırası gelmişken hatırlatalım, gösteri sırasında fotoğraf ve kamera çekimi yasak.

MADELEİNE KİLİSESİ

Eglise de la Madeleine

Église de la Madeleine Madeleine Kilisesi, 1806'da Pierre-Alexandre Vignon tarafından tasarlanmıştır. Roma tapınağı biçimindeki yapı, Antik Çağ mimarlığıyla sanatına yönelen neo-klasik akımın bir örneğidir. Kilisenin yapılmasını Napoléon emretmiş, ordusunun büyüklüğünü ortaya koyan bir zafer tapınağı olmasını istemiş. Ama bu işlevi daha sonra, 1806-08 arasında yapılan Zafer Takı yerine getirdi. Burası da Hıristiyan kilisesine dönüştürülür. La Madeleine deyince Madlen çikolatası akla gelir. Hikayesi şöyle: Eskiden bu meydanda bir şekerci varmış. Kolay tüketilebilecek bir çikolata yapmak için hazırladığı kalıpları dünyaca kabul görünce bu çikolata türüne “Madlen” denmiş. Şu an meydanda o şekerci yok ama Madlen çikolatası dünyanın her yanında hükmünü sürüyor.

LA PLACE VENDOME - Vendome Meydanı

Vendome Meydanın ortasındaki bronz Vendome sütunu 44 metre yüksekliğindedir. Tepesinde bir heykel bulunur. Sütunun dikildiği 1810 senesinden beri tepedeki heykel birçok defa değişmiştir. Son heykel Napoleon'u yine Roma imparatoru şeklinde canlandırmaktadır.

PRENSES DİANA'NIN SON AKŞAM YEMEĞİ

Prenses Diana ile Dodi; Vendome Meydanı’nına bakan otelde Akşam yemeğini yedikten sonra otelden çıkarlar, ancak gazetecilerin takip ettiklerini fark ederek kaçmaya başlarlar. Maalesef elim bir trafik kazasında hayatlarını kaybederler.

OPERA GARNİER

Barok mimarisiyle muhteşem bir görüntü sunan bu efsanevi tiyatro binası; Gaston Leroux’in dünyaca ünlü romanı “The Phantom of the Opera”“Operadaki Hayalet” için de ilham kaynağı olmuş. 1874 yılında Charles Garnier tarafından inşa edilen bina yaklaşık ikibin kişi kapasiteli.

GALERİ LAFAYET

Operanın hemen arkasında lüks mağazalarla dolu Galeries Lafayette alışveriş merkezini görüyoruz.

Biraz dikiş becerisi ve biraz emek küçük bir kumaş parçasını bir yorgana dönüştürebilir. 1893’te, iki kuzenin kendi küçük tuhafiyecilerini büyüterek Avrupa’nın günümüzdeki en büyük mağazasına dönüştürdüğü bu Alış Veriş Merkezinde moda koleksiyonları 3 binayı ve 70000 metrekarelik satış alanını kapsıyor.

LOUVRE MÜZESİ

Her gün binlerce insanın ziyaret ettiği Luvr Müzesi, 1793 yılında açılmış ilk devlet müzesidir. 60 bin metrekare alan üzerine kurulu bu devasa büyüklükteki müze-sarayda, tarih öncesi dönemlerden 19. yüzyıla kadarki devri kapsayan yaklaşık 380 bin eser sergilenmektedir.

Kurşun geçirmez camın ardından Leonardo da Vinci’nin meşhur Tablosu Mona Lisa’nın gözlerine bakıp, gizemli Venus (Aşk tanrıçası Afrodit)heykelini selamlayarak bu muhteşem Müzenin keyfini çıkarabilirsiniz, Unutmayın her sanat eserine 30 saniye ayırırsanız ömrünüzün 100 yılını buraya adamanız gerekir.

SACRE COEUR KİLİSESİ

Paris’in en yüksek tepesi olan Şehitler Tepesi’nde inşa edilmiş olan Sacre Coeur Kilisesi “Kutsal Kalp” anlamına gelmektedir. Dünyanın pek çok noktasından gelen ressamların bulunduğu “Ressamlar Tepesi” de Kilisenin arka tarafında bulunuyor. Nadar Meydanı denilen küçük Park'ta Şövalye Jean François de la Barre'nin heykeli var. Buradan yokuş aşağı inerken pek çok hediyelik eşya dükkânı göreceksiniz.

EĞLENCE SEMTİ PİGALLE

Ünlü gece kulübü Mouline Rouge (Kırmızı Değirmen)'un bulunduğu İstanbul'un Beyoğlusu sayılan Pigalle. Kaldırım Serçesi Edit Piaf'ın bir zamanlar arşınladığı kaldırımları 1966 yılında ben de çiğneyip, deneme yazarı Marcel Proust'un Pansiyonunda kalmıştım.

DALİDA'NIN YAŞADIĞI EV

Kahire doğumlu İtalyan şarkıcı, sinema oyuncusu Dalida Kariyerini vatandaşlığına geçtiği Fransa’da yaptı. 55 altın plak alan Dalida aynı zamanda "elmas plak" verilen ilk şarkıcıdır. 1987 yılında 54 yaşında kaybettiğimiz Dalida; Montmartre ‪Rue d'Orchampt 11 Numaralı evde yaşamış. Mezarı Montmartre Mezarlığı’ndadır.

LA TOUR MONTPARNASSE KULESİ

Montparnasse Garının hemen yanındaki 210 metre uzunluğundaki Montparnasse Gökdeleni, Fransa’nın ikinci ve Avrupa’nın on birinci en uzun yapısı konumunda. 1995 yılında "Örümcek Adam" lakaplı Alain Robert’in hiçbir ekipman kullanmadan tırmandığı gökdelen. Kulenin tepesinde bir restoran var ve bu restoranın terasından, 40 kilometre görüş uzaklığına sahip 360 derece Paris manzarası seyredilebiliyor.

JARDİN DU LUXEMBOURG - LÜKSEMBURG BAHÇELERİ

Montparnasse Bulvar’ından kuzeydoğu tarafına yürüdüğünüzde ulaşırsınız. Paris'in ikinci büyük parkı Lüksemburg Bahçesi, 1612 yılında yapılmıştır, Victor Hugo’nun başyapıtlarından Sefiller’de adı sıkça geçen bahçe içerisinde birbirinden özgün pek çok heykel, anıt, çeşme ve büyükçe bir havuzu barındırır. Turistlerin gezi güzergâhlarında yer aldığı gibi Parislilerin tercih ettikleri bir buluşma mekânıdır.

1969 yılınnda Hayat Resimli Roman’da daha sonra Anemon Yayınlarından çıkan Dünyanın En Güzel Aşk Hikâyeleri kitabımda 2012 yılında yayınlanan “PARİS’DE BİR YABANCI “ Hikâyesinde Paris şöyle anlatılır:

"... Çöllerin çocuğu Ömer Sani nihayet hayalinde yaşattığı Paris'e gelebilmişti. Eyfel kulesi,Senğ nehri Lüksemburg parkı O'nu Rüyalarının ötesinde etkileyip başka alemlere götürmüştü.Enrico Macias'ın bir şarkısı çalıyordu : Adieu Mon Pays "elveda memleketim "Şarkıyı gözleri dolu dolu dinledikten sonra dışarı çıktı sonra yakındaki Lüksemburg parkına girdi."

LA CLOSERİE DES LİLAS - Leylak Bahçesi

Yahya Kemal'in sıklıklı gittiği Montparnasse Bulvarı'ndaki La Closerie des Lilas Cafe'si 1847 den beri hizmet vermektedir. Müdavimleri arasında Emile Zola, Paul Cézanne, Aragon, Picasso, Sartre, André Gide, Oscar Wilde, Beckett, Hemingway gibi daha birçok ünlü bulunuyor. Lilas, 2007 den beri her yıl "Le Prix Lilas" adıyla bir edebiyat ödülü de veriyor.

CAFES LES DEUX MAGOTS

Paris’teki bohem ve entellektüel hayatın en canlı olduğu bölge Saint Germain/Les Deux Magots.Aynı isimdeki Cafe Les Deux Magots ilginç bir mekân. Hemingway’in gençliğinde takıldığı bu Cafe'deki Çinli(?) Heykellerin arasında fotoğrafta yer alırken kendimi film setinde gibi hissettim.

PONT DES ARTS: AŞKIN KİLİDİ VAR MI?

Seine Nehri üzerindeki “Pont Des Arts” (Sanatlar Köprüsü), Paris’teki aşıkların en yeni adresi. Köprünün korkuluklarında irili ufaklı yüzlerce kilit asılı… Âşıklar adlarının baş harflerinin yazılı olduğu asma kilitleri asıp, anahtarlarını nehre atarak aşklarını ölümsüzleştiriyor. Bir salgın gibi dünyaya yayılan akım ‘bitmeyecek aşkı’ sembolize ediyor.

Dünyada bu aşk kilitlerinin bulunduğu şehirleri şöyle sıralayabiliriz.

Brooklyn Bridge Köprüsü New York

Mesarski Most Kasaplar Köprüsü Lyubliyana

Hohenzollerin Köprüsü Köln

Seoul Tower Kulesi Seoul

Vodootvodny Kanalı Moskova

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.